27 Ağustos 2026, 12:44:49
Dolar 48,1350
Euro 56,2420
Altın 7.125,25
BİST 14.676,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
31°C
Parçalı Bulutlu
Cum 27°C
Cts 26°C
Paz 29°C
Pts 30°C

TEKNOSAB’ta Tahsis Tartışması Büyüyor: 11 Parsel İddiası ve Yanıt Bekleyen 12 Soru

TEKNOSAB’ta Tahsis Tartışması Büyüyor: 11 Parsel İddiası ve Yanıt Bekleyen 12 Soru
27.08.2026 10:46
8
A+
A-

Seçim Öncesi Tahsis Hareketliliği İddiası Gündemde: Parseller, Yatırımlar, Müteahhitler, Su Kullanımı ve Köylünün Geleceği İçin Şeffaflık Çağrısı

Bursa’nın son yıllardaki en önemli sanayi ve teknoloji yatırımları arasında gösterilen Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB), bu kez üretim, ihracat ve yatırım hedeflerinden çok, parsel tahsisleri üzerinden gündeme gelen iddialarla tartışılıyor.

Kamuoyuna yansıyan iddialara göre TEKNOSAB’da uzun süredir tahsis edilmediği öne sürülen bazı parsellerde son dönemde dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. İddiaya göre yaklaşık 60 civarında parsel uzun süredir tahsis edilmemiş durumda bulunurken, son 15 günlük süreçte 11 parselin tahsis edildiği ileri sürülüyor.

Bu iddia özellikle seçim takviminin yaklaşması nedeniyle kamuoyunda soru işaretlerine neden olurken, tartışmanın siyasi polemiklerin ötesine taşınarak belge, tarih, karar ve parsel bazında şeffaf biçimde ortaya konulması çağrıları yapılıyor.

Burada önemli olan nokta, herhangi bir iddianın peşinen doğru kabul edilmesi değil; kamuoyunun gündeme getirdiği soruların resmi kayıtlar üzerinden cevaplandırılması.

Çünkü bir sanayi parselinin internet sitesindeki haritada tahsis edilmiş olarak görünmesi ile o parsel için başvurunun yapılması, değerlendirme sürecinin tamamlanması, yönetim kurulu kararının alınması ve kesin tahsisin gerçekleşmesi farklı tarihlerde gerçekleşebilecek işlemler.

Dolayısıyla tartışmanın sağlıklı biçimde sonuçlandırılması için yalnızca harita değişikliklerinin değil, parsel bazındaki işlem tarihçesinin ortaya konulması gerekiyor.


TEKNOSAB’ın ölçeği tartışmayı daha önemli hale getiriyor

TEKNOSAB, resmi bilgilerinde 825 hektarlık alan üzerinde 136 sanayi parselinden oluşan ve yüksek teknoloji odaklı üretimi hedefleyen bir sanayi bölgesi olarak tanımlanıyor.

Bölgenin hedeflenen sektörleri arasında otomotiv, makine, teknik tekstil ve nanoteknoloji, ilaç ve kimya, elektrik-elektronik, yenilenebilir enerji, uzay ve havacılık, raylı sistemler, kompozit malzemeler ve savunma sanayii gibi stratejik alanlar bulunuyor.

Bu ölçekteki bir sanayi yatırımının yalnızca yatırımcılar açısından değil, Bursa’nın sanayi politikası, tarım alanları, su kaynakları, ulaşım altyapısı, istihdam yapısı ve çevrede yaşayan vatandaşların geleceği açısından da büyük önem taşıdığı açık.

Bu nedenle tahsis süreçlerinin hangi kriterlere göre gerçekleştirildiği, yatırımcıların hangi yükümlülükleri üstlendiği ve tahsis edilen parsellerde yatırımların hangi aşamada bulunduğu kamuoyunun bilmesi gereken temel başlıklar arasında yer alıyor.


“Seçime kısa süre kala neden bu kadar hareketlilik yaşandı?”

Tartışmanın merkezinde bulunan soru oldukça net:

Uzun süredir tahsis edilmediği belirtilen parsellerde neden kısa bir zaman diliminde yoğun bir hareketlilik yaşandı?

İddiaları gündeme getirenler, TEKNOSAB’ın resmi internet sitesinde farklı tarihlerde yayımlanan parsel haritalarını karşılaştırdıklarını ve haritalarda görülen değişiklikleri kamuoyunun dikkatine sunduklarını belirtiyor.

Ancak yalnızca iki farklı tarihte alınmış harita görüntüsünü karşılaştırmak, tahsis işlemlerinin tamamının o iki tarih arasında gerçekleştirildiğini kanıtlamaya yetmez.

Örneğin bir yatırımcı aylar önce başvurmuş, değerlendirme süreci uzun sürmüş ve karar son 15 günlük dönemde alınmış olabilir.

Ya da karar daha önce alınmış, internet sitesindeki harita daha sonra güncellenmiş olabilir.

Tam tersine, gerçekten başvuruların ve kararların son günlerde gerçekleşmiş olması da mümkündür.

Bu nedenle tartışmanın çözümü için yapılması gereken, 11 parselin tamamının işlem tarihçesini açıklamaktır.


“Son 15 günde tahsis edilen 11 parsel hangileri?”

Kamuoyunun cevabını beklediği en önemli soru bu.

Eğer gerçekten son 15 günlük dönemde 11 parselin tahsis işlemi gerçekleştirildiyse, bu parsellerin;

  • Ada ve parsel numaraları,
  • yüzölçümleri,
  • başvuru tarihleri,
  • değerlendirme tarihleri,
  • yönetim kurulu karar tarihleri,
  • tahsis tarihleri,
  • tahsis bedelleri,
  • tahsis yöntemi,
  • yatırımcı firmaları,
  • yatırım konuları,
  • yatırım taahhütleri

açıklanabilir.

Böyle bir açıklama, kamuoyundaki tartışmanın önemli bölümünü herhangi bir siyasi polemiğe ihtiyaç bırakmadan sona erdirebilir.

Çünkü belgeler ortaya konulduğunda herkes aynı veriler üzerinden değerlendirme yapabilir.


“10-11 yıldır tahsis edilmeyen parseller” hangi parseller?

Tartışmanın bir diğer önemli başlığı ise uzun süredir tahsis edilmediği öne sürülen parseller.

TEKNOSAB’ın kuruluş sürecine ilişkin resmi bilgilerde kuruluş protokolünün 2015 yılında onaylandığı, 2016 yılında protokol değişikliği yapıldığı, altyapı çalışmalarının 2019 yılında başladığı ve fabrikaların 2021 yılından itibaren faaliyete geçtiği belirtiliyor.

Bu nedenle kamuoyunda kullanılan “10-11 yıldır tahsis edilmedi” ifadesinin hangi parselleri kapsadığı özellikle açıklığa kavuşturulmalı.

Şayet belirli parseller yıllardır tahsis edilmediyse;

Hangi parseller bunlar?

Ne zaman tahsise çıkarıldılar?

Kaç kez ilana çıkıldı?

Başvuru oldu mu?

Başvuru olduysa neden sonuçlandırılmadı?

Tahsis edilememesinin teknik, hukuki veya ekonomik gerekçeleri nelerdi?

Bu soruların yanıtları, tartışmanın temelini oluşturan iddianın somut olarak değerlendirilmesine imkan sağlayacaktır.


Geçmişte de tahsis ve satış işlemleri yapıldı

Açık kaynaklarda TEKNOSAB’da önceki yıllarda da farklı tarihlerde parsel tahsis ve satış işlemlerinin gerçekleştirildiği görülüyor.

Örneğin 2024 yılında üç sanayi parselinin tahsisine ilişkin duyurular yayımlandı. Aynı dönemde Çemtaş Çelik Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından TEKNOSAB’ın Taşpınar Mahallesi’nde bulunan 8.611,99 metrekarelik bir arsanın açık artırma yoluyla 101,6 milyon TL bedelle satın alındığı ve 28 Ağustos 2024 tarihinde ön tahsis sözleşmesi imzalandığı kamuya açık bildirimlere yansıdı.

Bu kayıtlar, TEKNOSAB’da parsel tahsis ve satış işlemlerinin geçmiş yıllarda da farklı tarihlerde gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.

Dolayısıyla bugünkü tartışmanın doğru biçimde ele alınabilmesi için “uzun süredir tahsis edilmemiş parseller” ile geçmiş dönemlerde tahsis ve satış işlemleri yapılan parsellerin birbirinden ayrılması gerekiyor.


TEKNOSAB’da parsel-firma eşleştirmesi neden önemli?

Kamuoyunun bilmek istediği yalnızca “kaç parsel tahsis edildi?” sorusu değil.

Asıl soru:

Hangi parsel kime tahsis edildi ve o parselde ne yapılacak?

Bunun için parsel bazında;

Parsel → Firma → Yatırım → Üretim → İstihdam → Ar-Ge → İhracat

zincirinin ortaya konulması gerekiyor.

Bir sanayi bölgesinin başarısını yalnızca arsa tahsis sayısıyla ölçmek mümkün değil.

Tahsis edilen parselde yatırım gerçekleşiyor mu?

Fabrika ne zaman üretime geçiyor?

Taahhüt edilen istihdam sağlanıyor mu?

Yatırımcı gerçekten yüksek teknoloji üretiyor mu?

Ar-Ge faaliyeti var mı?

İhracat hedefleri gerçekleşiyor mu?

Bütün bu göstergeler birlikte değerlendirildiğinde TEKNOSAB’ın kuruluş amaçlarına ne ölçüde ulaştığı daha sağlıklı biçimde ortaya çıkabilir.


Müteahhitler ve alt yükleniciler de tartışmanın bir başka boyutu

TEKNOSAB’ın resmi internet sitesinde bölgenin yapımında görev alan çok sayıda yüklenici ve alt yüklenici firma listeleniyor.

Bu firmalar arasında inşaat, mühendislik, harita, mimarlık, zemin ve hafriyat, elektrik, doğal gaz, enerji, beton, prefabrik, bilişim ve çeşitli teknik alanlarda faaliyet gösteren şirketler bulunuyor.

Bu nedenle kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “TEKNOSAB’da müteahhitler kim?” sorusunun da somut sözleşmeler üzerinden cevaplandırılması önem taşıyor.

Kamuoyunun bilmek istediği;

  • Hangi işi hangi firma yaptı?
  • Ana yüklenici kim?
  • Alt yüklenici kim?
  • İş hangi tarihte verildi?
  • Sözleşme bedeli nedir?
  • İhale veya satın alma yöntemi nedir?
  • Aynı firma kaç farklı iş üstlendi?
  • İşin gerçekleşme oranı nedir?

sorularıdır.

Böylece konu kişi veya şirketler üzerinden spekülasyon olmaktan çıkar, sözleşme ve iş bazında incelenebilir hale gelir.


Mühendislik hizmetleri neden şehir dışından alındı?

Tartışmada gündeme getirilen iddialardan biri de bazı şehir planlama, harita, mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin Bursa dışındaki firmalardan alındığı yönünde.

Ancak böyle bir iddianın sağlıklı biçimde değerlendirilmesi için yalnızca şirketin hangi şehirde bulunduğuna bakılması yeterli değil.

Öncelikle;

Hangi firma?

Hangi proje?

Hangi teknik hizmet?

Hangi tarihte?

Hangi bedelle?

Hangi yöntemle görevlendirildi?

sorularının yanıtlanması gerekiyor.

Ayrıca Bursa dışından bir firmanın tercih edilmesinin teknik yeterlilik, uzmanlık, kapasite veya özel bir proje gereksinimi gibi gerekçeleri bulunup bulunmadığı da açıklanmalı.


Tahsis edilen parseller gerçekten yatırımcı tarafından mı kullanılıyor?

Sanayi bölgelerinde önemli konulardan biri de tahsis ile fiili kullanım arasındaki fark.

Bir parselin tahsis edilmesi, o parselde yatırımın tamamlandığı veya üretimin başladığı anlamına gelmiyor.

TEKNOSAB’ın yatırımcı ön talep sürecinde arsa satın alma, arsa kiralama veya bina kiralama tercihlerinin yanı sıra elektrik, su, doğal gaz tüketimi, vardiya sayısı, araç sayısı, atık miktarı, sabit yatırım tutarı ve yatırımın tamamlanma süresi gibi çeşitli bilgilerin istendiği görülüyor.

Bu nedenle kamuoyunun şu soruları da sorması gerekiyor:

Kaç parselde inşaat devam ediyor?

Kaç parselde üretim başladı?

Kaç parsel boş durumda?

Kaç parselde kiracı bulunuyor?

Kiracı ile tahsis sahibi arasındaki ilişki nedir?

Tahsis amacı ile fiili faaliyet birbiriyle uyumlu mu?

Bu veriler TEKNOSAB’ın gerçek doluluk ve üretim performansını ortaya koyacaktır.


“Yüksek teknoloji üssü” hedefi nasıl ölçülüyor?

TEKNOSAB kendisini yüksek teknoloji ve ileri üretim merkezlerinden biri olarak konumlandırıyor.

Bu nedenle “yüksek teknoloji” kavramının yalnızca tanımlayıcı bir ifade olarak kalmaması gerekiyor.

Kamuoyunun öğrenmek istediği;

Hangi firmalar ileri teknoloji üretiyor?

Hangi firmaların Ar-Ge merkezi bulunuyor?

Hangi ürünler Bursa’da geliştiriliyor?

Hangi ürünler ihraç ediliyor?

Savunma, havacılık, elektronik, yazılım, nanoteknoloji ve ileri malzeme alanlarında hangi somut yatırımlar var?

sorularının cevapları.

Böylece TEKNOSAB’ın kuruluş hedefleri ile gerçekleşen yatırımlar arasında somut bir karşılaştırma yapılabilir.


1/100.000 ölçekli plan tartışması

TEKNOSAB’ın planlama statüsü konusunda da kamuoyunda zaman zaman farklı değerlendirmeler yapılıyor.

Ancak Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 23 Temmuz 2019 tarihli kararında, Karacabey ilçesindeki Taşpınar, İkizce, Orhaniye, Hürriyet ve Muratlı mahallelerinde yer alan TEKNOSAB onaylı sınırının Bursa 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı’na işlenmesine ilişkin plan değişikliğinin onaylandığı görülüyor.

Dolayısıyla “TEKNOSAB 1/100.000 ölçekli plana işlendi mi?” sorusunun resmi kayıtlardaki karşılığı bulunuyor.

Bununla birlikte tartışmanın yalnızca 1/100.000 ölçekli planla sınırlı tutulmaması gerekiyor.

Bölgenin 1/25.000, 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli planları, plan değişiklikleri, kurum görüşleri ve imar uygulamalarının da bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor.


Çınarcık Barajı ve Uluabat Gölü: Su meselesi neden önemli?

TEKNOSAB ile ilgili en hassas başlıklardan biri de su kullanımı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin meclis belgelerinde Çınarcık Barajı ve Uluabat HES sonrasında bırakılan kuyruk suyuyla ilgili tahsis bilgileri yer alıyor.

Söz konusu belgelerde TOSAB için yıllık 14,50 milyon metreküp, TEKNOSAB için ise yıllık 18,45 milyon metreküp su tahsisinden söz ediliyor.

Aynı belgelerde bu tahsislerin HES kuyruk suyundan gerçekleştirildiği ve BUSKİ’ye yapılan içme ve kullanma suyu tahsisinden ayrı olduğu belirtiliyor.

Ancak su konusunda yalnızca “tahsis var mı?” sorusunu sormak yeterli değil.

Asıl sorular;

Suyun hukuki dayanağı nedir?

Hangi kaynaktan sağlanıyor?

Fiili kullanım miktarı ne kadar?

İsale sistemi nasıl çalışıyor?

Kollektör ve bağlantıların kapasitesi nedir?

Çevresel etkileri konusunda hangi raporlar hazırlanmıştır?

Uluabat Gölü ve Çınarcık Barajı üzerindeki etkiler nasıl izlenmektedir?

olmalı.

Bu konuda İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi başta olmak üzere farklı kurum ve meslek örgütlerinin de çeşitli eleştirileri bulunuyor.

Dolayısıyla konu siyasi tartışmadan ziyade hidrolojik veriler, çevresel raporlar ve hukuki belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.


Köylünün toprağı, geleceği ve ekonomik payı

TEKNOSAB tartışmasının en önemli ancak zaman zaman geri planda kalan taraflarından biri de bölgede yaşayan vatandaşlar.

Taşpınar, Badırga ve çevre mahallelerde sanayi yatırımlarının gelişmesiyle birlikte tarım arazileri, kamulaştırma süreçleri, arazi değerleri ve yerel ekonomik yapı önemli ölçüde değişti.

Kamuoyunda bazı arazilerin düşük bedellerle kamulaştırıldığı ve daha sonra sanayi parsellerinin çok daha yüksek değerler üzerinden işlem gördüğü yönünde iddialar bulunuyor.

Bu iddiaların da parsel bazında resmi kamulaştırma kararları, bilirkişi raporları, ödeme belgeleri ve sonraki arazi değerleri üzerinden incelenmesi gerekiyor.

Çünkü burada yalnızca “arazinin kaç liraya kamulaştırıldığı” sorusu bulunmuyor.

Asıl soru:

Sanayi yatırımı nedeniyle toprağını kaybeden vatandaş bugün bu ekonomik dönüşümün neresinde?


Sanayi büyürken köylü ne kazanıyor?

Bir bölgenin sanayileşmesi, çevresinde yaşayan insanların hayatını da değiştirebilir.

Bu değişimin yalnızca arazi kaybı şeklinde yaşanmaması, yerel halkın sanayi yatırımlarından ekonomik ve sosyal olarak yararlanması gerekir.

Bu kapsamda;

  • Yerel istihdam,
  • Mesleki eğitim,
  • Gençlere iş imkanları,
  • Kadın istihdamı,
  • Kooperatifçilik,
  • Küçük işletme destekleri,
  • Ulaşım ve altyapı,
  • Sosyal tesisler,
  • Tarım-sanayi entegrasyonu

gibi başlıkların da sanayi politikası içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle yüksek teknoloji iddiasındaki bir sanayi bölgesinin çevresinde yaşayan gençlerin, nitelikli iş gücü olarak bu tesislerde istihdam edilmesi bölgesel kalkınmanın önemli göstergelerinden biri olabilir.

Böylece köylü yalnızca arazisi kamulaştırılan vatandaş değil, aynı zamanda bölgedeki ekonomik büyümenin paydaşı haline gelebilir.


Kamuoyunun yanıt beklediği 12 temel soru

TEKNOSAB tartışmasının sağlıklı biçimde sonuçlanabilmesi için kamuoyunun gündeme getirdiği soruların açık ve belgeli şekilde cevaplandırılması gerekiyor.

1. Son dönemde tahsis edildiği belirtilen 11 parsel hangileridir?

Ada ve parsel numaraları ile tahsis tarihleri kamuoyuna açıklanacak mı?

2. Bu parseller hangi firmalara tahsis edilmiştir?

Yatırımcı firmaların isimleri ve yatırım konuları nedir?

3. Başvurular ne zaman yapılmıştır?

Son karar tarihleri ile ilk başvuru tarihleri arasında ne kadar süre vardır?

4. Tahsis kriterleri nelerdir?

Yatırımcılar hangi teknik, ekonomik ve sektörel kriterlere göre değerlendirilmiştir?

5. Uzun süredir tahsis edilmediği belirtilen yaklaşık 60 parsel hangileridir?

Bu parsellerin ada ve parsel numaraları kamuoyuna açıklanabilir mi?

6. Bu parseller daha önce kaç kez ilana çıkarılmıştır?

Başvuru olmuşsa neden tahsis gerçekleşmemiştir?

7. Tahsis edilen parsellerin ne kadarı fiilen üretimdedir?

İnşaat halinde, boş veya üretimde olan parsel sayıları nedir?

8. TEKNOSAB’daki yüklenici ve alt yüklenici firmalar hangi işleri hangi bedellerle üstlenmiştir?

Sözleşmeler ve iş kalemleri kamuoyuna açık mıdır?

9. Mühendislik, mimarlık, harita ve planlama hizmetleri hangi firmalardan alınmıştır?

Bursa dışındaki firmaların tercih edilme gerekçeleri nelerdir?

10. TEKNOSAB’da hangi yüksek teknoloji ürünleri üretilmektedir?

Ar-Ge, ihracat ve yüksek katma değerli üretime ilişkin gerçekleşen rakamlar nedir?

11. TEKNOSAB’ın su kullanımının hukuki ve teknik dayanağı nedir?

Yıllık tahsis miktarı ile gerçek tüketim arasında nasıl bir fark vardır?

12. Bölgenin kurulmasından etkilenen köylüler ekonomik olarak ne kazanmıştır?

Yerel istihdam, eğitim, sosyal altyapı ve bölgesel kalkınma açısından hangi çalışmalar yapılmıştır?


En sağlıklı çözüm: “Parsel Şeffaflık Tablosu”

Bütün tartışmaları sona erdirebilecek en etkili yöntemlerden biri, TEKNOSAB’ın tüm parselleri için kamuya açık ve güncel bir Parsel Şeffaflık Tablosu oluşturulması.

Bu tabloda her parsel için;

Ada/parsel numarası

Alan

Tahsis tarihi

Tahsis yöntemi

Yatırımcı

Yatırım konusu

Yatırım tutarı

İstihdam taahhüdü

Gerçekleşen istihdam

Ar-Ge faaliyeti

Üretime geçiş tarihi

Mevcut yatırım durumu

Kiracı bilgisi

Tahsis değişikliği veya iptal durumu

Yatırımın gerçekleşme oranı

gibi veriler yer alabilir.

Böyle bir sistem, yalnızca kamuoyunun bilgi edinmesini sağlamaz.

Aynı zamanda TEKNOSAB yönetimini de asılsız iddialara karşı korur.

Çünkü bütün veriler açık olduğunda, “şu parsel kime verildi?”, “ne zaman verildi?” veya “neden verildi?” gibi soruların cevabı doğrudan resmi kayıt üzerinden görülebilir.


Haritaların arşivlenmesi tartışmayı bitirebilir

Son dönemde gündeme gelen “15 günlük harita karşılaştırması” tartışması açısından da benzer bir şeffaflık modeli uygulanabilir.

TEKNOSAB’ın resmi parsel haritalarının tarihsel versiyonları arşivlenerek kamuya açık hale getirilebilir.

Böylece;

15 gün önce parselin durumu neydi?

Bir ay önce nasıldı?

Tahsis kararı ne zaman alındı?

Harita ne zaman güncellendi?

soruları teknik olarak cevaplandırılabilir.

Bu yaklaşım, tartışmayı siyasi polemik olmaktan çıkararak dijital arşiv ve resmi karar tarihleri üzerinden incelenebilir bir dosyaya dönüştürür.


TEKNOSAB’ın geleceği Bursa’nın geleceğiyle bağlantılı

TEKNOSAB’ın büyüklüğü ve hedefleri dikkate alındığında, tartışmanın yalnızca birkaç parsel üzerinden yürütülmesi de yeterli değil.

Bölge; sanayi, teknoloji, lojistik, enerji, ulaşım, istihdam, çevre ve tarım politikalarının kesiştiği bir noktada bulunuyor.

Bu nedenle TEKNOSAB’ın başarısı;

kaç parsel tahsis edildiğiyle değil, kaç yatırımın tamamlandığı, kaç kişinin istihdam edildiği, ne kadar ihracat yapıldığı, ne kadar Ar-Ge üretildiği, ne kadar yüksek teknoloji geliştirildiği ve bölge halkının bu büyümeden ne kadar yararlandığıyla ölçülmeli.

Aynı zamanda sanayi büyürken tarım alanlarının, su kaynaklarının ve çevresel dengenin nasıl korunduğu da ortaya konulmalı.

Bursa’nın geleceği açısından sanayi ile tarımın, yatırım ile çevrenin, ekonomik büyüme ile sosyal adaletin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.


Son söz: İddiaların değil, belgelerin konuşması gerekiyor

TEKNOSAB konusunda son dönemde gündeme gelen 11 parsel iddiası, beraberinde çok sayıda soruyu getirmiş durumda.

Ancak bu aşamada herhangi bir iddianın kesinleşmiş gerçek gibi sunulması doğru olmadığı gibi, kamuoyunun sorduğu soruların yalnızca siyasi polemik olarak görülmesi de doğru değil.

En sağlıklı yöntem belli:

Belgeler açıklansın.

Parseller açıklansın.

Başvuru tarihleri açıklansın.

Karar tarihleri açıklansın.

Tahsis kriterleri açıklansın.

Yatırımcılar açıklansın.

Yatırım taahhütleri açıklansın.

Su kullanımının teknik ve hukuki dayanakları açıklansın.

Kamulaştırma süreçleri ve yerel halka sağlanan ekonomik katkılar ortaya konulsun.

Eğer son 15 günlük dönemde tahsis edilen 11 parselin kararları aylar öncesinde başlatılmış süreçlerin sonucuysa, bu belgelerle ortaya konulabilir.

Eğer kararlar gerçekten son günlerde alınmışsa, bunun gerekçesi açıklanabilir.

Eğer tahsislerin seçim takvimiyle hiçbir ilgisi yoksa, yine resmi belgeler bunu gösterebilir.

Kısacası tartışmanın çözümü siyasi suçlamalarda değil, parsel bazında şeffaflıktadır.

TEKNOSAB gibi Bursa’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren dev bir sanayi ve teknoloji yapılanmasında kamuoyunun beklentisi de aslında son derece makul:

Parsel parsel açıklık.

Karar karar şeffaflık.

Yatırım yatırım hesap verebilirlik.

Çünkü mesele yalnızca 11 parsel değildir.

Mesele; Bursa’nın sanayisinin nereye gittiği, tarım topraklarının nasıl korunduğu, su kaynaklarının nasıl kullanıldığı, köylünün bu ekonomik dönüşümden ne kazandığı, kamu yararının nasıl gözetildiği ve gelecek nesillere nasıl bir Bursa bırakılacağıdır.

Bu nedenle TEKNOSAB tartışmasında artık kişilerin değil, belgelerin konuşması gerekiyor.

Ve kamuoyunun beklediği en temel cevap şu:

“Hangi parsel, kime, ne zaman, hangi kriterle ve hangi yatırım taahhüdüyle tahsis edildi?”

Bu soruya verilecek açık ve belgeli cevap, TEKNOSAB etrafındaki tartışmanın da en güçlü yanıtı olacaktır.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.