23 Eylül 2026, 13:40:10
Dolar 48,8370
Euro 55,8430
Altın 6.803,90
BİST 13.198,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 21°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
21°C
Hafif Yağmurlu
Çar 17°C
Per 20°C
Cum 24°C
Cts 24°C

Memur Emeklilerinden Seyyanen Zam Tepkisi: “Geciken Adalet, Adalet Değildir”

Memur Emeklilerinden Seyyanen Zam Tepkisi: “Geciken Adalet, Adalet Değildir”
23.09.2026 11:56
9
A+
A-

Emekli Sandığı mensubu memur emeklileri adına yapılan açıklamada, görevdeki memurlara uygulanan seyyanen artışların memur emeklilerine de yansıtılması gerektiği savunularak, Anayasa Mahkemesi’ne çağrıda bulunuldu. Açıklamada, “Memur emeklilerinin artık gecikecek hiç zamanı kalmadı. 40 aydır yaşanan mağduriyet daha fazla sürdürülemez” denildi.

Emekli Sandığı mensubu memur emeklileri adına yapılan açıklamada, uzun süredir gündemde olan seyyanen zam uygulaması üzerinden memur ve memur emeklileri arasındaki ekonomik ve sosyal haklara ilişkin tartışmalar yeniden gündeme taşındı.

Açıklamada, memur emeklilerinin ekonomik şartlar karşısında yaşadığı sıkıntılara dikkat çekilirken, görevde bulunan memurlara yapılan artışların emekli aylıklarına da yansıtılması gerektiği savunuldu.

Memur emeklilerinin hak mücadelesinin görmezden gelinmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, kamuoyuna ve yetkililere yönelik sert ifadeler kullanıldı.

“Memur emeklilerinin hakkı görmezden gelinmemeli”

Açıklamada, Emekli Sandığı mensubu memur emeklilerinin de görevdeki memurlarla ortak ekonomik ve sosyal haklara sahip olduğu belirtilerek, farklı uygulamaların emekliler açısından ciddi gelir kayıplarına neden olduğu ileri sürüldü.

Seyyanen artış konusunda memur emeklilerinin de açık biçimde gündeme alınması gerektiği vurgulanırken, haber ve açıklamalarda yalnızca “memur” ifadesinin kullanılmasının emekli memurların yaşadığı sorunu görünmez hale getirdiği savunuldu.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Seyyanen zam memur emeklisinin Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış hakkıdır. Memur ve memur emeklileri ortak ekonomik ve sosyal haklara sahiptir, ayrıştırılamaz. Memurlara yapılan tüm artışlar otomatik olarak memur emeklilerinin aylıklarına da yansımak zorundadır.”

“Memur emeklileri ifadesini kullanmamak ayıptır”

Açıklamada, seyyanen zam tartışmalarında “memur emeklileri” ifadesinin kullanılmamasına da tepki gösterildi.

Haberlerde ve kamuoyuna yapılan açıklamalarda konunun kapsamının açık biçimde ortaya konulması gerektiği savunularak, gazetecilik faaliyetlerinin herhangi bir algı oluşturmayacak şekilde yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, “Seyyanen konusunu gündeme getirip ‘memur emeklileri’ cümlesini kullanmamak en hafif tabiriyle memur emeklilerine ayıptır. Bundan dönün. Habercilik yapılacaksa hakkıyla yapılmalı. Çarpıtmaya, algı yapmaya gerek yok.” denildi.

Memur emeklilerinin yaşadığı ekonomik sorunların kamuoyunda daha fazla görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edilirken, konuya ilişkin farklı görüşlerin de açık biçimde tartışılması çağrısı yapıldı.

“Tek çatıdan çıkmak için meydan okuyorum”

Açıklamada, Emekli Sandığı mensubu bir memur emeklisi olarak hak mücadelesinin sürdürüleceği vurgulanırken, memur ve memur emeklilerinin birlikte hareket etmesi gerektiği ifade edildi.

Bu kapsamda oldukça sert bir mesaj veren açıklamada:

“Emekli Sandığı mensubu memur emeklisi olarak tek çatıdan çıkmak için meydan okuyorum. Memur ve memur emeklilerinden rahatsız olanlardan da aynı cesareti bekliyoruz. Görelim bakalım el mi yaman, bey mi yaman.”

ifadelerine yer verildi.

“40 aydır sefaletle mücadele ediyoruz”

Memur emeklilerinin ekonomik koşullarına da dikkat çekilen açıklamada, seyyanen artış konusundaki tartışmanın artık yalnızca bir ücret meselesi olarak görülmemesi gerektiği savunuldu.

Açıklamada, memur emeklilerinin uzun süredir ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğu ileri sürülerek, “40 aydan beri sefalete mahkûm edildi” ifadesi kullanıldı.

Özellikle ileri yaşlardaki emeklilerin gelir kaybının yaşam koşullarını doğrudan etkilediği belirtilirken, emekli aylıklarının temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı yönündeki görüş dile getirildi.

“65 yaşına kadar çalışmak zorunda kalıyorlar”

Açıklamada yalnızca emekli memurların değil, halen görevde bulunan memurların emeklilik süreçlerinin de ayrı bir sorun oluşturduğu savunuldu.

Görev süresini doldurduğu halde ekonomik koşullar nedeniyle emekli olamayan memurların çalışmaya devam etmek zorunda kaldığı ileri sürülerek, bunun kamu istihdamı ve gençlerin atanması üzerinde de etkileri olduğu iddia edildi.

Açıklamada konuya ilişkin şu değerlendirmeye yer verildi:

“Bir yandan memur emeklilerinin seyyanen hakkı verilmeyerek sefalete mahkûm ediliyor. Diğer yandan görevdeki memur süresini fazlasıyla doldurduğu halde emekli olamıyor ve 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kalıyor. Öte taraftan memur emekli olamayınca kamuda istihdam açılmıyor ve gençler atanamıyor.”

Bu durumun kamu personel sistemi açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, emeklilik ve istihdam politikalarının birbirinden bağımsız ele alınmaması gerektiği savunuldu.

Anayasa Mahkemesi’ne çağrı

Açıklamanın en önemli başlıklarından birini ise Anayasa Mahkemesi’ne yönelik çağrı oluşturdu.

Seyyanen zam konusunda yaşanan hukuki uyuşmazlığın Anayasa Mahkemesi tarafından gecikmeksizin karara bağlanması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, “Anayasa Mahkemesinin bunları göz önünde bulundurup gecikmeksizin dosyayı karara bağlaması hayati önem taşımaktadır.” denildi.

Memur emeklilerinin yaş ortalamasının yüksek olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ekonomik sıkıntıların sağlık sorunları ve çalışma imkânlarının sınırlı olması nedeniyle daha ağır sonuçlar doğurduğu ileri sürüldü.

“İkinci iş yapacak durumda değiller”

Memur emeklilerinin önemli bölümünün ileri yaşlarda bulunduğu ve ek gelir elde etmek amacıyla ikinci bir işte çalışmasının her zaman mümkün olmadığı belirtilen açıklamada, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların sosyal boyutuna dikkat çekildi.

Açıklamada:

“Yaş ortalaması itibariyle iktidarın da zorlamasıyla 65 yaş ve üstü olan bu insanların sağlık sorunları ikinci iş yapmaya müsait değil.”

ifadeleri kullanıldı.

Bu nedenle emekli aylıklarının yaşam koşulları açısından yeterli seviyede olması gerektiği savunularak, hukuki sürecin gecikmesinin emekliler açısından daha ağır sonuçlar doğurduğu ileri sürüldü.

“Geciken adalet, adalet değildir”

Açıklamanın sonunda ise memur emeklilerinin artık daha fazla bekleyecek gücünün kalmadığı vurgulandı.

Seyyanen zam konusundaki hukuki tartışmanın bir an önce sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın milyonlarca memur emeklisinin ekonomik geleceği açısından önem taşıdığı savunuldu.

Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:

“Memur emeklilerinin artık gecikecek hiç zamanı kalmadı. 40 ay geçti ve 2,5 milyon memur emeklisi sefaletle mücadele ediyor. Bu adaletsizlik ve hukuksuzluk daha fazla sürdürülemez. Geciken adalet, adalet değildir.”

Açıklama, seyyanen artışın memur emeklilerinin aylıklarına da yansıtılması gerektiği yönündeki çağrıyla sona erdi.

Memur emeklileri adına yapılan açıklamada, “Seyyanen zam, yasal mevzuatta hükmedildiği gibi otomatik olarak memur emeklilerinin aylıklarına yansımak zorundadır” görüşü dile getirilirken, Anayasa Mahkemesi’nin süreci daha fazla geciktirmeden sonuçlandırması ve emeklilerin yaşadığı mağduriyete ilişkin hukuki değerlendirmesini ortaya koyması istendi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.