25 Eylül 2026, 02:53:20
Dolar 48,9459
Euro 55,7244
Altın 6.722,22
BİST 12.888,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 16°C
Yağmurlu
Bursa
16°C
Yağmurlu
Per 21°C
Cum 24°C
Cts 25°C
Paz 22°C

Erol’dan Bursa için ulaşım ve güvenlik uyarısı

Erol’dan Bursa için ulaşım ve güvenlik uyarısı
24.09.2026 18:03
14
A+
A-

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Osmangazi Şube Başkanı Sevim Erol, Karayollarının özelleştirilmesiyle birlikte Bursa’da ortaya çıkabilecek olası sonuçlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Özellikle ulaşım altyapısı ve kent trafiği açısından Bursa’nın önemli bir yükle karşı karşıya kalabileceğini belirten Erol, kamuya ait stratejik altyapıların geleceğinin yalnızca ekonomik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini söyledi.

Bursa’nın doğu-batı yönündeki ulaşım alternatiflerinin sınırlı olduğunu ifade eden Erol, Karayolları bünyesindeki tesis ve hizmetlerin özelleştirilmesiyle birlikte ulaşım maliyetlerinin ve trafik yoğunluğunun vatandaşlar üzerindeki etkisinin artabileceğini savundu.

Erol, Bursa’nın Yıldırım, İnegöl ve Yenişehir gibi doğu hattındaki ilçelerinden Nilüfer, Mustafakemalpaşa, Karacabey ve Özlüce gibi kentin farklı bölgelerine ulaşım sağlamak zorunda kalan vatandaşların karşılaşabileceği maliyetlere dikkat çekti.

“Her gün gidip gelmenin maliyeti ortada”

Ulaşım maliyetlerinin vatandaş açısından önemli bir yük oluşturabileceğini belirten Erol, özellikle farklı ilçeler arasında düzenli olarak seyahat etmek zorunda kalan çalışanlar ve vatandaşlar açısından tablonun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Erol, “Yıldırım, İnegöl, Yenişehir gibi ilçelerimizden Nilüfer’e, Mustafakemalpaşa’ya, Karacabey’e hatta Özlüce tarafına geçmek isteyen bir vatandaşımızın her gün gidip gelmesi halinde ortaya çıkacak ulaşım maliyeti ortada. Gidiş dönüş 400 liralık bir ulaşım maliyetinin aylık karşılığını vatandaşımızın bütçesi açısından düşünmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Bursa trafiği daha fazla yükü kaldıramaz”

Erol, ulaşım maliyetlerinin yanı sıra kent trafiğinin de olası gelişmelerden etkilenebileceğini dile getirdi. Bursa’da mevcut ulaşım ağının özellikle doğu-batı yönünde sınırlı alternatiflere sahip olduğunu belirten Erol, yeni ulaşım hareketliliğinin zaten yoğun olan kent trafiği üzerinde ilave baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Bursa’nın ulaşım yapısının İstanbul ile birebir karşılaştırılamayacağını belirten Erol, iki kent arasındaki altyapı farklılıklarına dikkat çekti.

Erol, “İstanbul’a benzeyecek demiyoruz. Çünkü İstanbul’da şehir içinde çok sayıda alternatif ulaşım güzergâhı bulunuyor. Bursa ise doğu-batı istikametinde son derece sınırlı bir ulaşım ağına sahip. Bu nedenle Bursa’da ortaya çıkabilecek yeni yüklerin mevcut trafik sistemini daha da zorlamasından endişe ediyoruz” dedi.

Erol, kentte ulaşım planlaması yapılırken yalnızca bugünkü koşulların değil, gelecekte oluşabilecek nüfus ve araç hareketliliğinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“Yetkilileri şimdiden uyarıyoruz”

Yaşanabilecek sorunların ortaya çıktıktan sonra çözülmesinin daha zor ve maliyetli olacağını savunan Erol, vatandaşları, yerel yöneticileri ve ilgili bakanlıkları şimdiden dikkatli olmaya çağırdı.

Erol, “Şimdiden halkımızı, yetkilileri ve ilgili bakanlıkları bu konuda uyarmak istiyoruz” diyerek, Bursa’nın ulaşım altyapısının ve kamu hizmetlerinin geleceğine ilişkin kararların uzun vadeli bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi.

“Savunma iç cepheden başlar”

Sevim Erol, değerlendirmesinin son bölümünde konuyu ekonomik bağımsızlık ve ülke güvenliği çerçevesinde ele aldı. Stratejik kamu varlıklarının korunmasının yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını savunan Erol, ülkenin kendi altyapısını ve iç savunma kapasitesini güçlü tutması gerektiğini ifade etti.

Erol, “Savunma iç cepheden başlar. İçeride savunma noktalarında gerekeni yapmazsak, ürettiğimiz savunma araçları bizi atakta tutmaya yetmez” dedi.

Ülkenin güvenliğinin yalnızca askeri araç ve silah kapasitesiyle değerlendirilemeyeceğini savunan Erol, ekonomik bağımsızlık, kamu altyapısı, toplumsal dayanışma ve ülkenin kendi kaynaklarını koruyabilme kapasitesinin de önemli olduğunu dile getirdi.

Erol, sözlerini, “Savaşları nihayetinde belirleyen, silahlardan çok ülkenin direnme, birlik ve mücadele azmidir” ifadeleriyle tamamladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.