12 Ekim 2026, 02:23:35
Dolar 49,2705
Euro 55,2972
Altın 6.644,78
BİST 12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27°C
Az Bulutlu
Bursa
27°C
Az Bulutlu
Pts 26°C
Sal 20°C
Çar 18°C
Per 14°C

İnegöl Dünya Pazarında, Şehir Yönetiminde Hangi Noktada?

İnegöl Dünya Pazarında, Şehir Yönetiminde Hangi Noktada?
11.10.2026 11:02
16
A+
A-

İNEGÖL MOBİLYASI DÜNYAYI FETHEDİYOR, PEKİ İNEGÖL’Ü KİM YÖNETİYOR?

MODEF Fuarı öncesinde İnegöl’ün ekonomik geleceğini ve yerel yönetimin sorumluluklarını gündeme taşıyan DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, kentin üretim gücü ile şehircilik vizyonu arasındaki ilişkiye dikkat çekti. “İnegöl’ün girişimcileri dünyayla rekabet ediyor, artık bu şehri yönetenlerin de aynı vizyonu ortaya koyması gerekiyor” diyen Metinbaş; sanayi planlamasından lojistiğe, üretimden kentleşmeye kadar kapsamlı bir gelecek stratejisi çağrısında bulundu.

İnegöl, bir kez daha mobilya sektörünün uluslararası buluşma noktalarından biri olmaya hazırlanıyor. Salı günü kapılarını açacak MODEF Fuarı, kentin üretim kapasitesini, girişimci ruhunu ve ihracat potansiyelini bir kez daha dünya vitrinine taşıyacak. Ancak fuar heyecanı, İnegöl’ün ekonomik ve yönetsel sorunlarına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.

DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, fuar öncesinde yaptığı değerlendirmede, İnegöl’ün dünya pazarlarında büyüyen üretim gücü ile kentin geleceğine yön verecek şehircilik anlayışının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Metinbaş, mobilya sektörünün uluslararası başarısının, kentin altyapısından sanayi planlamasına kadar pek çok alanda atılacak adımlarla desteklenmesi gerektiğine işaret etti.

İNEGÖL ÜRETİYOR, SANAYİCİ AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR

İnegöl ekonomisinin temel direğini oluşturan mobilya sektörü, yalnızca büyük fabrikalardan ibaret değil. Küçük atölyeler, marangozlar, döşemeciler, yan sanayi işletmeleri, nakliyeciler ve esnaf, üretim zincirinin birbirini tamamlayan halkalarını oluşturuyor. Bu zincirin herhangi bir noktasında yaşanan daralma, doğrudan diğer işletmelere de yansıyor.

Bugün üreticiler; finansman maliyetleri, işletme sermayesine erişim, artan enerji ve işçilik giderleri, daralan iç talep ve uluslararası rekabetin baskısı altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışıyor. Daha önce yeni yatırımları ve kapasite artışlarını gündemine alan birçok işletme için mevcut üretim düzenini korumak giderek daha önemli bir mesele hâline geliyor.

Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe’nin sektörün son otuz yılın en zor dönemlerinden birini yaşadığı yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Metinbaş, üretim dünyasının dile getirdiği sorunların ekonomik geleceğin planlanmasında dikkate alınması gerektiğini belirtti.

İnegöl’ün üretim gücünün yalnızca bugünün ticari başarısı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Metinbaş, sektörün yaşadığı sıkıntıların istihdamdan esnafa, tedarik zincirinden kent ekonomisine kadar geniş bir alanı etkilediğine dikkat çekti.

“ÜRETİCİ KRİZİ KONUŞURKEN YÖNETİMİN VİZYONU DA TARTIŞILMALI”

Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarının sanayici üzerindeki etkilerine dikkat çeken Metinbaş, yüksek finansman maliyetlerinin ve üretim giderlerindeki artışın işletmelerin rekabet gücünü zorladığını ifade etti.

Ekonomik istikrarın sağlanmasının önemini göz ardı etmeden üretimi, istihdamı ve ihracatı koruyacak bütüncül bir sanayi politikasına ihtiyaç bulunduğunu belirten Metinbaş, İnegöl’ün sahip olduğu ekonomik potansiyelin kalıcı bir kalkınmaya dönüştürülmesi gerektiğini savundu.

Metinbaş’ın değerlendirmesinde yerel yönetimlerin sorumluluğu da önemli bir yer tuttu. Belediyelerin faiz oranlarını belirleme, döviz kurunu yönetme veya uluslararası ihracat pazarlarını doğrudan kontrol etme yetkisi bulunmadığını hatırlatan Metinbaş, buna karşılık sanayi kentlerinin ihtiyaçlarına uygun altyapıyı oluşturmanın ve uzun vadeli bir şehir vizyonu geliştirmenin yerel yönetimlerin sorumluluk alanında bulunduğunu kaydetti.

Metinbaş, belediyeciliğin yalnızca yol, park ve çevre düzenlemesiyle sınırlı değerlendirilemeyeceğini belirterek, ekonomik potansiyeli yüksek kentlerin geleceğini şekillendirecek stratejik kararların da yerel yönetim gündeminde bulunması gerektiğini vurguladı.

İNEGÖL BELEDİYESİ’NE KRİTİK SORULAR

İnegöl’ün sanayi ve ihracat kapasitesinin büyüklüğüne dikkat çeken Metinbaş, yerel yönetimin uzun vadeli hedeflerinin somut projelerle ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

Metinbaş’ın değerlendirmesinde öne çıkan başlıklar şöyle:

  • İnegöl’ün önümüzdeki 20 yıllık sanayi ve şehirleşme vizyonu nedir?
  • Mobilya sektörünün büyümesiyle artan ulaşım ve lojistik ihtiyaçlarına yönelik nasıl bir bütüncül planlama yapılmaktadır?
  • Küçük üreticilerin modern, güvenli ve erişilebilir üretim alanlarına kavuşması için hangi somut hedefler belirlenmiştir?
  • İnegöl’ü yalnızca fuar dönemlerinde değil, yılın tamamında uluslararası bir ticaret ve tasarım merkezi hâline getirmek için hangi adımlar atılmaktadır?
  • Bu hedefler hangi projeler, bütçeler ve uygulama takvimleriyle desteklenmektedir?

Metinbaş, bu soruların yanıtlarının ölçülebilir hedeflerle ortaya konulmasının önemine işaret ederek, İnegöl’ün ihtiyaç duyduğu yönetim anlayışının günlük hizmetlerin ötesinde bir şehir stratejisi üzerine kurulması gerektiğini savundu.

“İNEGÖL’ÜN SORUNU, ÖNCELİK VE VİZYON MESELESİDİR”

İnegöl’ün uzun yıllardır AK Parti yönetiminde bulunduğunu hatırlatan Metinbaş, yerel yönetimin kentin bugünkü durumu ve geleceği konusunda siyasi sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Geçmişte yapılan hizmetlerin yok sayılmasının doğru olmayacağını belirten Metinbaş, ancak gerçekleştirilen projelerin sıralanmasının, kentin önünde duran sorunlara ilişkin hesap verebilirliğin ve gelecek hedeflerinin yerini tutamayacağını dile getirdi.

İnegöl’ün ihtiyacının yeni tanıtım sloganlarından çok daha fazlası olduğunu kaydeden Metinbaş, sanayicilerin, esnafın, üniversitenin, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla hazırlanacak kapsamlı bir kalkınma programının önemini vurguladı.

Metinbaş’a göre İnegöl’ün geleceği; sanayi alanlarının planlanması, ulaşım ve lojistik altyapısının geliştirilmesi, nitelikli iş gücünün desteklenmesi ve şehirleşmenin üretim ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirilmesiyle doğrudan bağlantılı.

HEDEF SADECE ÜRETMEK DEĞİL, DAHA FAZLA KATMA DEĞER ÜRETMEK

İnegöl mobilyasının uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek için üretim miktarının artırılmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Metinbaş, tasarım, teknoloji, markalaşma ve katma değerli üretimin önemine dikkat çekti.

Küresel rekabetin giderek yoğunlaştığı bir dönemde, İnegöl’ün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, kendi markaları ve özgün tasarımlarıyla da öne çıkması gerektiğini ifade eden Metinbaş, sektörün dönüşümünü destekleyecek politikaların geliştirilmesini istedi.

İnegöl’ün temel hedefinin, ürettiği ekonomik değeri artırmanın yanı sıra bu değerden daha fazla pay alabilmek olması gerektiğini vurgulayan Metinbaş, yerel yönetimlerin de bu dönüşümü destekleyen bir yaklaşım benimsemesinin önem taşıdığını kaydetti.

MODEF SONRASI DA GÜNDEMDE KALMASI GEREKEN SORULAR

Salı günü başlayacak MODEF Fuarı’nın İnegöl’ün üretim kabiliyetini, girişimcilik kültürünü ve uluslararası ticaret potansiyelini sergilemek açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirten Metinbaş, fuara katılan firmalara başarı dileklerini iletti.

Ancak fuarın başarısının yalnızca açılış törenleri, protokol ziyaretleri ve ziyaretçi sayılarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Metinbaş, yeni pazarlara erişim, kalıcı ticari bağlantılar ve üreticilerin rekabet gücünü artıracak çalışmaların da gündeme alınması gerektiğini savundu.

Metinbaş, İnegöl’ün üretim gücünün daha güçlü bir şehir vizyonuyla desteklenmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“İnegöl’ün girişimcileri dünyayı takip ediyor, sanayicileri geleceği hesaplıyor, emekçileri alın teriyle değer üretiyor. Bu şehir, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir üretim kabiliyetine sahip. Artık bu potansiyelin, uzun vadeli hedefleri olan bir yönetim anlayışıyla desteklenmesi gerekiyor.”

MODEF’in yalnızca bir mobilya fuarı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Metinbaş, asıl meselenin İnegöl’ün ekonomik gücünü sürdürülebilir kalkınmaya dönüştürmek olduğunu ifade etti.

DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“İnegöl mobilyası dünyaya açılıyor. Bu şehrin üreticileri uluslararası pazarlarda rekabet ediyor. İnegöl’ün emekçileri, girişimcileri ve sanayicileri büyük bir mücadele veriyor. Şimdi ihtiyaç duyulan, bu emeği geleceğe taşıyacak güçlü bir şehir vizyonudur. Çünkü mesele yalnızca bir mobilya fuarı değil; mesele, dünya çapında üretim yapan İnegöl’ün ekonomik potansiyeline yakışır bir şehircilik ve yönetim anlayışına kavuşmasıdır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.