15 Ekim 2026, 17:48:50
Dolar 49,4176
Euro 55,5586
Altın 6.608,08
BİST 12.081,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 15°C
Yağmurlu
Bursa
15°C
Yağmurlu
Cum 14°C
Cts 13°C
Paz 17°C
Pts 19°C

İmar sorunlarının yıllarca çözümsüz kalması…

İmar sorunlarının yıllarca çözümsüz kalması…
15.10.2026 16:18
10
A+
A-

İMAR YASASINA TAKILANLAR DERNEĞİ’NDEN ÇAĞRI: “YIKIM SON ÇARE OLMALI”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, yıllardır imar, ruhsat ve mülkiyet sorunlarıyla mücadele eden vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için yeni yasama döneminde kapsamlı bir düzenleme yapılmasını istedi. Hacıoğlu, “Talebimiz koşulsuz bir imar affı değil; denetimli, adil ve deprem güvenliğini esas alan yeni bir yapı kayıt sistemidir” dedi.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nda, yıllardır çözüm bekleyen imar, ruhsat, yapı kayıt, kırsal yerleşim ve mülkiyet sorunlarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

Dernek Başkanı İbrahim Hacıoğlu, mevcut yapıların hukuki statüsüne ilişkin belirsizliklerin çok sayıda vatandaşı mağdur ettiğini belirterek, çözümün yalnızca yıkım kararlarıyla sağlanamayacağını ifade etti.

Hacıoğlu, vatandaşların yıllarca emek vererek ve birikimlerini harcayarak yaptıkları evlerde ruhsat ve imar mevzuatından kaynaklanan sorunlar nedeniyle hukuki sıkıntılar yaşadığını belirterek, bu sorunların hem mülkiyet hakkını hem de barınma hakkını yakından ilgilendirdiğini vurguladı.

“Yapı Kayıt Belgesi bulunan vatandaşların sorunları çözülmeli”

2018 yılında İmar Barışı kapsamında hayata geçirilen Yapı Kayıt Belgesi uygulamasının bütün sorunları ortadan kaldırmadığını belirten Hacıoğlu, sonraki süreçte yaşanan hukuki belirsizliklerin vatandaşlar açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını dile getirdi.

Yapı Kayıt Belgesi bulunan veya başvuru sürecine katılan vatandaşların tapu ve cins değişikliği, ruhsat ve iskân işlemleri, belge iptalleri, yıkım kararları, idari para cezaları ve abonelik işlemleri gibi birçok konuda sorun yaşayabildiğine dikkat çeken Hacıoğlu, kurumlar arasında uygulama birliğinin sağlanması gerektiğini kaydetti.

Hacıoğlu, “Vatandaş hangi kuruma başvurursa başvursun, haklarının ve belgesinin hukuki karşılığını açıkça bilmelidir. Belirsizliklerin sona ermesi ve geçmişten gelen mağduriyetlerin giderilmesi için uygulanabilir, kalıcı ve adil bir düzenlemeye ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

“Önce denetim, sonra çözüm”

Deprem gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Hacıoğlu, yeni bir yapı kayıt düzenlemesinin yalnızca yapıların kayıt altına alınmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.

Yapıların teknik açıdan incelenmesi, güvenli olanların gerekli şartlar çerçevesinde yasal statüye kavuşturulması, riskli yapıların ise güçlendirme veya kentsel dönüşüm sürecine alınması gerektiğini ifade eden Hacıoğlu, şöyle konuştu:

“Biz kuralsızlık, denetimsizlik ya da hiçbir koşul aranmadan çıkarılacak bir imar affı istemiyoruz. Önceliğimiz insan hayatı ve yapı güvenliğidir. Önce yapıların teknik durumu belirlenmeli, ardından hukuki sorunların nasıl çözülebileceği değerlendirilmelidir. Güvenli yapılar korunmalı, riskli yapılar güvenli hâle getirilmeli ve giderilebilir sorunlar için çözüm yolları geliştirilmelidir.”

“Yıkım tek çözüm olarak görülmemeli”

İmar mevzuatına aykırı olduğu belirlenen yapıların, teknik durumları değerlendirilmeden doğrudan yıkım sürecine götürülmemesi gerektiğini savunan Hacıoğlu, öncelikle yapı güvenliğinin incelenmesini ve giderilmesi mümkün olan aykırılıklar için vatandaşlara fırsat tanınmasını istedi.

Hacıoğlu, “Bir yapıda hukuki sorun bulunması ile o yapının teknik açıdan güvenli olup olmadığı aynı konu değildir. Elbette can güvenliğini tehlikeye atan yapılarla ilgili gerekli işlemler yapılmalıdır. Ancak güçlendirilmesi mümkün olan veya mevzuata uygun hâle getirilebilecek yapılar için de çözüm seçenekleri değerlendirilmelidir. Yıkım, diğer seçeneklerin mümkün olmadığı durumlarda son çare olmalıdır” dedi.

Dernekten üç temel talep

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, yeni yasama döneminde üç temel konuda yasal düzenleme yapılmasını talep ediyor.

Yeni bir yapı kayıt düzenlemesi: Geçmişteki uygulamadan yararlanamayan veya başvuru sürecini tamamlayamayan vatandaşlar için yapının güvenliği, mülkiyet durumu, yaşı, kullanım amacı ve imar planı dikkate alınarak denetime dayalı yeni bir sistem oluşturulması isteniyor.

Mevcut belgelerin hukuki statüsünün netleştirilmesi: Yapı Kayıt Belgesi bulunan vatandaşların hangi işlemleri, hangi şartlarda gerçekleştirebileceğinin açıkça belirlenmesi ve kamu kurumları arasında uygulama birliğinin sağlanması talep ediliyor.

Yıkım öncesinde teknik inceleme yapılması: Yapıların risk durumunun belirlenmesi, giderilebilir aykırılıklar için süre verilmesi, mümkün olan durumlarda güçlendirme veya kentsel dönüşüm seçeneklerinin değerlendirilmesi isteniyor.

Dernek ayrıca, özellikle imar planı bulunmayan veya planlama eksiklikleri yaşayan kırsal yerleşimlerde vatandaşların yasal yapılaşma imkânına kavuşabilmesi için yerel yönetimlerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

“Vatandaşın mağduriyeti daha fazla büyümesin”

İmar sorunlarının yalnızca teknik ve idari bir mesele olmadığını belirten Hacıoğlu, çözümsüz kalan sorunların vatandaşların ekonomik birikimlerini, aile düzenlerini ve devlete duydukları güveni de etkilediğini ifade etti.

Hacıoğlu, yeni yasama döneminin bu sorunların çözümü için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:

“İmar sorunlarının yıllarca çözümsüz kalması ne vatandaşımıza ne de ülkemize fayda sağlar. Amacımız güvenli yapılaşmadan taviz vermeden, vatandaşın mülkiyet ve barınma haklarını koruyan bir sistemin kurulmasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve ilgili kurumların bu konuyu yeniden gündeme almasını, yıllardır çözüm bekleyen vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için somut adımlar atılmasını istiyoruz.”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, 28. Dönem 5.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.