22 Temmuz 2026, 23:30:23
Dolar 47,2165
Euro 53,9347
Altın 6.313,70
BİST 14.138,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 33°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
33°C
Parçalı Bulutlu
Per 26°C
Cum 28°C
Cts 21°C
Paz 27°C

“Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor”

“Afetlerde ilk dakikalar hayatla ölüm arasındaki çizgiyi belirliyor”
22.07.2026 15:50
7
A+
A-

Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması, son yıllarda artan orman yangınları, seller ve endüstriyel kazalar, afetlere hazırlık konusunu yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline getirdi. DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, afet yönetiminde giderek daha fazla önem kazanan “Taktik Tıp” yaklaşımına ilişkin hazırladığı kapsamlı değerlendirmede, afet anlarında ilk dakikalarda uygulanacak doğru müdahalenin binlerce insanın yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı.

Genişler, büyük depremlerden sel felaketlerine, orman yangınlarından patlamalara kadar kitlesel yaralanmalara neden olan tüm afetlerde yaşanan ilk saatlerin kritik öneme sahip olduğunu belirterek, klasik sağlık hizmetlerinin tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Kaosun Ortasında Yaşam Mücadelesi

Afetlerin yalnızca binaları değil, şehirlerin tüm işleyişini felç ettiğini belirten Genişler, büyük bir deprem sonrasında yaşanan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Yer sarsılıyor, binalar saniyeler içinde yıkılıyor, elektrikler kesiliyor, iletişim ağları çöküyor. Ambulanslar yolların kapanması nedeniyle ilerleyemiyor. Hastaneler kısa sürede doluyor. Arama kurtarma ekipleri enkaz altında yaşam belirtisi ararken, sağlık ekipleri sınırlı imkânlarla çok sayıda yaralıya ulaşmaya çalışıyor.”

Bu tablonun yalnızca depremlere özgü olmadığını belirten Genişler, seller, heyelanlar, büyük yangınlar, endüstriyel kazalar ve patlamalarda da benzer kriz ortamlarının yaşandığını söyledi.

“En Kritik Soru: Önce Kime Müdahale Edilecek?”

Afet sahasında en önemli sorunun, sınırlı imkânlarla hangi yaralıya öncelik verileceği olduğunu ifade eden Genişler, modern afet yönetiminin bu noktada “Taktik Tıp” yaklaşımını esas aldığını dile getirdi.

Genişler, “Afetlerde bütün yaralılara aynı anda müdahale etmek çoğu zaman mümkün değildir. Mevcut kaynaklarla en fazla insanın hayatını kurtarmaya yönelik bilimsel önceliklendirme yapılması gerekir. İşte taktik tıp bu anlayış üzerine kuruludur.” dedi.

Artan Riskler Yeni Yaklaşımları Zorunlu Kılıyor

İklim değişikliğinin doğal afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çeken Genişler, hızlı kentleşme, nüfus yoğunluğu ve kritik altyapıların birbirine bağımlı hale gelmesinin afetlerin etkisini daha da büyüttüğünü söyledi.

Genişler’e göre günümüzde yalnızca tıbbi bilgi yeterli değil; kriz yönetimi, güvenlik, lojistik, koordinasyon ve hızlı karar alma becerileri de afet müdahalelerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Altın Saat Hayat Kurtarıyor

Travma tıbbında “Altın Saat” olarak bilinen ilk 60 dakikanın önemine dikkat çeken Genişler, ağır yaralanan kişilere bu süre içinde yapılacak doğru müdahalenin yaşam şansını önemli ölçüde artırdığını belirtti.

Kontrol altına alınamayan kanamalar, hava yolu tıkanıklıkları, yangın sonrası solunum problemleri ve hipotermi gibi durumlarda dakikaların belirleyici olduğunu ifade eden Genişler, “Afetlerde zaman yalnızca ilerlemez; aynı zamanda yaşam umudunu da tüketir.” değerlendirmesinde bulundu.

Taktik Tıp Nedir?

Taktik tıbbın yalnızca acil sağlık hizmetlerinden ibaret olmadığını belirten Genişler, bu sistemin olay yeri güvenliği, ekiplerin korunması, kaynak yönetimi, tahliye planlaması ve kurumlar arası koordinasyonu kapsayan kapsamlı bir kriz yönetimi modeli olduğunu söyledi.

Genişler, bu yaklaşımın ilk olarak askeri operasyonlarda geliştirildiğini, bugün ise deprem, sel, orman yangını, endüstriyel kazalar ve kitlesel yaralanmaların yaşandığı birçok sivil olayda uygulandığını ifade etti.

“Afet Sahası Hastane Değildir”

Afet bölgelerinin hastane koşullarından tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Genişler, yıkılmış yapılar, artçı depremler, yangınlar, gaz kaçakları, elektrik hatları, kimyasal riskler ve panik halindeki kalabalıkların sağlık ekiplerinin görevini son derece zorlaştırdığını söyledi.

Bu nedenle afet bölgelerinde görev yapan ekiplerin olağanüstü şartlara uygun eğitim almasının hayati önem taşıdığını belirtti.

Müdahalenin İlk Kuralı Güvenlik

Taktik tıbbın temel prensiplerinden birinin “Kurtarıcı yaralanırsa kurtarma durur.” anlayışı olduğunu vurgulayan Genişler, olay yerine ulaşan ekiplerin öncelikle çevresel riskleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Güvenliği sağlanmamış alanlarda yapılacak müdahalelerin hem sağlık çalışanlarını hem de diğer yaralıları daha büyük tehlikeye atabileceğini dile getiren Genişler, afet yönetiminde planlı hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

Kapsamlı Araştırma Dosyası Hazırlanıyor

Recep Genişler, afet yönetimi ve taktik tıp konusundaki çalışmasını daha da genişleterek Türkiye’nin afet risk haritası, deprem ve sel yönetimi, KBRN olayları, UMKE, AFAD, 112 Acil Sağlık, itfaiye ve güvenlik güçlerinin koordinasyonu, triyaj sistemi, psikolojik ilk yardım, gönüllülerin rolü, yapay zekâ destekli afet yönetimi ve uluslararası uygulamaları kapsayan kapsamlı bir araştırma dosyası hazırladığını belirtti.

Hazırlanan çalışmanın, afetlere hazırlık konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmayı ve afet yönetiminde bilimsel yaklaşımların önemine dikkat çekmeyi amaçladığı ifade edildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.