2 Nisan 2026, 23:01:35
Dolar 44,4841
Euro 51,5778
Altın 6.682,92
BİST 13.051,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 19°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
19°C
Hafif Yağmurlu
Per 21°C
Cum 19°C
Cts 16°C
Paz 16°C

Binlerce Vatandaşın Emeği Göz Ardı Ediliyor

Binlerce Vatandaşın Emeği Göz Ardı Ediliyor
02.04.2026 12:29
5
A+
A-

Hobi Bahçeleri Yıkımla Tehdit Ediliyor!

Binlerce insanın dişinden, tırnağından artırarak kurduğu hobi bahçeleri, bugün keyfi ve adaletsiz uygulamalarla yok edilmek isteniyor. Peki, bu yıkımlar kime ne fayda sağlayacak? Gerçek şu ki, zaten yapılmış ve hiçbir şekilde başkasının hakkına zarar vermeyen bu bahçelerin sökülmesi yalnızca vatandaşın canını yakmak için bir araç olarak kullanılıyor.

İmar Yasasına Takılanlar Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, milyonlarca vatandaşın yaşadığı yapı kayıt mağduriyetine dikkat çekerek hükümete ve ilgili kurumlara sert mesajlar verdi:

“Yıkım çözüm değil! Milyonlarca aileyi sokakta bırakmak bu ülkenin kaderi olamaz!”

Emeklilerin ve sıradan vatandaşların dramı görmezden geliniyor

Bahçe sahiplerinin büyük çoğunluğu emekliler. Hayatlarında belki de tek renk bu bahçeler. Bu insanları, doğanın içinde bir kulübe sahibi olmak istedikleri için cezalandırmak vicdana ve adalete aykırıdır.

Sorun “kaçak yapı” ise, Türkiye’nin sahil bölgelerinde on binlerce kaçak yapı olduğunu unutmayalım. Lüks villalar, daireler ve oteller… Geçmiş dönemlerin yasal boşluklarını kullanarak veya belediye yolsuzlukları sayesinde bitmiş yapılar bugünkü yasalarla uyumsuz olmasına rağmen ne yıkım ne de cezai işlem gündemde. Devletin zengine ses etmediği, sıradan vatandaşa karşı sertleştiği açıkça görülüyor.

Kanun teklifleri ve vatandaş mağduriyeti

Hobi bahçelerine ilişkin kanun teklifinde yer alan düzenlemeler, milyonlarca vatandaş açısından ciddi mağduriyetler doğurabilir:

  • Daha önce yapılmış yapıların düzenleme kapsamı dışında bırakılması
  • Hobi bahçelerine elektrik ve su aboneliği sağlayan idarelere yüksek cezalar öngörülmesi
  • Sadece imarlı alanların kapsam dışında tutulması

Bu düzenlemeler, vatandaş yerine kurumları cezalandırarak sorunu baskıyla çözme yaklaşımını ortaya koyuyor. Oysa bu, hukuki, sosyal ve vicdani açıdan tamamen kabul edilemez.

Hobi bahçeleri bir lüks değil, zorunluluk

Bugün “hobi bahçesi” olarak adlandırılan alanlar, birçok vatandaş için bir lüks değil, zorunluluk haline gelmiştir. Artan ekonomik şartlar, gıda güvenliği kaygısı ve şehir hayatının baskısı, insanları toprağa yönlendirmiştir. Pandemi süreci ile birlikte kırsala yönelim ve kendi üretimini yapma ihtiyacı daha da görünür hale gelmiştir.

Bu bahçeler, yalnızca bir dinlenme yeri değil; aynı zamanda üretim, nefes alma ve yaşam alanıdır. Bu gerçekleri görmezden gelmek, milyonlarca insanın yaşam hakkına doğrudan saldırıdır.

Mevcut yaklaşım adaletsiz ve sürdürülemez

  • Mevcut yapıların tamamen görmezden gelinmesi
  • Vatandaş yerine altyapı sağlayan kurumların cezalandırılması
  • Sorunun kökten çözümü yerine cezai yaptırımlarla bastırılmaya çalışılması

Bu uygulamalar, sadece kaotik bir belirsizlik ve korku ortamı yaratır. “Mevcut yapıların kapsam dışında bırakılması” ifadesi, ileride yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalacak yapıların yasal koruma dışında bırakılacağını gösteriyor. Bu yaklaşım hiçbir çözüm üretmez, aksine mağduriyeti katmerlendirir.

Çözüm: Yıkım değil, kayıt ve düzenleme

Devletin asli görevi, vatandaşını cezalandırmak değil; mevcut sorunları çözerek kayıt altına almak ve düzenlemektir. Yapılması gerekenler açık:

  1. Mevcut hobi bahçelerinin envanterinin çıkarılması
  2. Uygun olanların kayıt altına alınması
  3. Tarım arazilerini koruyacak bilimsel kriterlerin belirlenmesi
  4. Tarım vasfını tehdit eden yapılar ile vatandaşın barınma ve üretim ihtiyacının ayrılması
  5. Riskli alanlar için kademeli, adil ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesi

Aksi halde, bu düzenleme kaçak yapılaşmayı azaltmayacak; sosyal huzursuzluğu ve kayıt dışılığı artıracaktır.

 Ceza değil, adil düzenleme istiyoruz

Unutulmamalıdır ki bu mesele yalnızca bir imar ya da tarım konusu değildir. Bu mesele, vatandaşın yaşam hakkı, üretim hakkı ve mülkiyet hakkı ile ilgilidir.

Bizler buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Yıkım değil, düzenleme; ceza değil, çözüm; dışlama değil, kapsayıcılık!

Bugün kapsam dışı bırakılan her yapı, yarın yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalacaksa; bu düzenleme çözüm değil, yeni mağduriyetlerin habercisidir. Tüm yetkilileri sahadaki gerçekleri görmeye ve vatandaşın sesine kulak vermeye davet ediyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.