BURSA’DA OKULLARA “CUMA NAMAZI” FORMU GÖNDERİLDİ! EĞİTİM-İŞ’TEN SERT TEPKİ: “OKULLARI İBADET ÜZERİNDEN FİŞLEMEYİN!”
BURSA MİLLİ EĞİTİM’DEN OKULLARA SKANDAL FORM! CUMA NAMAZININ ÇETESİ TUTULUYOR, ÇOCUKLARIN SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNİYOR!
Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okullara gönderdiği “Cuma Namazı Kılınma Durumu Bilgi Formu” ile yeni bir tartışmanın merkezine oturdu. Okullardan cuma namazının kılınıp kılınmadığını, nerede ve hangi yıldan beri kılındığını bildirmeleri, hatta kılınmıyorsa nedenini açıklamaları istendi. Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona adeta ateş püskürdü: “Çocuklar aç, okulların sorunları dağ gibi. Milli Eğitim’in derdi cuma namazının çetelesini tutmak olmuş! Okulları ibadet faaliyetleri üzerinden fişlemekten vazgeçin!”
BURSA – Türkiye’de eğitim sistemi çözüm bekleyen sorunlarla boğuşurken Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullara gönderdiği bir form, eğitimde önceliklerin ne yönde şekillendiği sorusunu gündeme getirdi.
Kasım 2026 tarihli “Okullarda Cuma Namazı Kılınma Durumu Bilgi Formu” ile il genelindeki resmî okullardan cuma namazına ilişkin ayrıntılı bilgiler istendi. Anaokulları, ilkokullar ve kız okulları dışında kalan tüm resmî örgün eğitim kurumlarını kapsayan formda; okullarda cuma namazı kılınıp kılınmadığı, namazın nerede gerçekleştirildiği ve hangi öğretim yılında başlandığı soruldu.
Ancak asıl dikkat çeken bölüm, cuma namazı kılınmayan okullara yöneltilen soru oldu: “Kılınmıyorsa kılınamama nedenleri.”
Yani okullardan yalnızca ibadet faaliyetlerinin bilgisi istenmekle kalınmadı, cuma namazı kılınmayan okulların bunun gerekçesini de açıklaması beklendi.
Bu uygulamaya Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona’dan çok sert tepki geldi.
ÇOCUKLAR AÇ, OKULLARIN SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR; MİLLİ EĞİTİM’İN GÜNDEMİ CUMA NAMAZI!
Bursa’da kaç çocuğun aç karnına okula gittiğini, kaç öğrencinin eğitim sıralarında olması gerekirken sanayide çalıştığını, kaç okulun deprem güvenliğinin sağlandığını araştırması gereken İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullarda cuma namazı kılınıp kılınmadığını sorgulamasını eleştiren Rona, eğitim yönetiminin önceliklerine tepki gösterdi.
Öğrencilerin beslenme sorunları, okullardaki temizlik ve güvenlik eksiklikleri, öğretmen açığı, eğitimden kopan çocuklar ve giderek derinleşen fırsat eşitsizliği ortadayken böyle bir çalışmanın gündeme getirilmesini kabul edilemez bulan Rona, eğitim kurumlarının asli görevlerinin göz ardı edildiğini savundu.
CUMA NAMAZI KILINMAMASININ HESABI MI VERİLECEK?
Formdaki en dikkat çekici ifadelerden biri olan “Kılınmıyorsa kılınamama nedenleri” başlığı, tartışmanın odağına yerleşti.
Bir okulda cuma namazı kılınmaması neden açıklanması gereken bir durum olsun? Okul müdürlerinden hangi yetkiye dayanılarak dini faaliyetlerin hesabı isteniyor? İbadet edenler kadar etmeyenlerin hakları da güvence altında değil mi?
Rona, toplanan bilgilerin hangi amaçla kullanılacağının ve okulların neden ibadet faaliyetlerine göre kayıt altına alındığının açıklanmasını istedi.
Eğitim-İş’e göre okulların başarısı, ibadet faaliyetlerinin durumuyla değil; öğrencilerin akademik, bilimsel, sosyal ve kültürel gelişimiyle değerlendirilmelidir.
LAİK EĞİTİMİN TEMELİNE AYKIRI BİR YAKLAŞIM
Din ve vicdan özgürlüğünün yalnızca ibadet etme hakkını değil, ibadet etmeme özgürlüğünü de kapsadığını hatırlatan Rona, devletin görevinin vatandaşların inanç özgürlüğünü güvence altına almak olduğunu vurguladı.
Okulların dini faaliyetler üzerinden sınıflandırılmasının, ibadet edilmeyen durumların gerekçelendirilmesinin istenmesinin laik eğitim anlayışı açısından ciddi soru işaretleri yarattığını belirten Rona, Cumhuriyet’in eğitim sisteminin temelinde laiklik ve bilimsel eğitimin bulunduğunu ifade etti.
Anayasa’nın 42. maddesine dikkat çeken Rona, eğitim ve öğretimin çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yürütülmesi gerektiğini hatırlattı.
BURSA MİLLİ EĞİTİM’E 5 SORU: BUNLARIN CEVABINI NEDEN ARAMIYORSUNUZ?
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün cuma namazı formu hazırlamak yerine çocukların gerçek sorunlarına odaklanması gerektiğini belirterek şu soruları yöneltti:
- Kaç çocuğumuz ekonomik nedenlerle eğitimden kopuyor?
- Kaç öğrencimiz bir öğün sağlıklı yemeğe ulaşamıyor?
- Kaç okulumuzda yeterli temizlik ve güvenlik personeli bulunuyor?
- Kaç eğitim kurumumuz deprem riskine karşı gerekli önlemleri almış durumda?
- Kaç çocuğumuz nitelikli, bilimsel ve eşit eğitim olanaklarından yoksun?
Rona’nın bu soruları, eğitim yönetiminin önceliklerine ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
“OKULLARI İBADET ÜZERİNDEN FİŞLEMEKTEN VAZGEÇİN!”
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü gönderdiği formun gerekçesini, hukuki dayanağını ve toplanan bilgilerin hangi amaçla kullanılacağını kamuoyuna açıklamaya çağırdı.
Rona, tepkisini şu sözlerle sürdürdü:
“Okulları ibadet faaliyetleri üzerinden fişlemekten vazgeçin! Çocuklarımızın gerçek sorunlarıyla ilgilenin!
Eğitim kurumları dini faaliyetlerin denetlendiği alanlara dönüştürülemez. Cumhuriyet’in okulları, çocukların aklını, bilimsel düşüncesini, yeteneklerini ve özgür iradesini geliştirmek için vardır.
Eğitim-İş olarak laik, bilimsel, kamusal ve çağdaş eğitimi savunmaya, çocuklarımızın eşit eğitim hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
ŞİMDİ KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR!
Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, okullara gönderdiği bu formun hangi ihtiyaca dayanarak hazırlandığını açıklamalıdır. Eğitim kurumlarının ibadet faaliyetlerine ilişkin bilgilerinin hangi amaçla toplandığı ve bu bilgilerin nasıl değerlendirileceği kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Çünkü okulların önceliği namazın nerede kılındığını kaydetmek değil, çocukların geleceğini güvence altına almaktır. Eğitim yöneticilerinin masasında bulunması gereken dosya, cuma namazı çizelgesi değil; aç kalan çocukların, güvenli olmayan okulların, öğretmen açığının ve eğitimde fırsat eşitsizliğinin dosyasıdır.
ÇOCUKLARIN GELECEĞİ BEKLERKEN, EĞİTİMİN GÜNDEMİ İBADET ÇİZELGESİ OLAMAZ!
