1 Eylül 2026, 10:15:40
Dolar 48,2775
Euro 56,0682
Altın 6.878,65
BİST 14.334,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 26°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
26°C
Hafif Yağmurlu
Paz 30°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 32°C

Öğretmenlerin Mazeret Tayininde Yeni Talep: “Aileler Daha Fazla Bekletilmesin, İl Emri Verilsin”

Öğretmenlerin Mazeret Tayininde Yeni Talep: “Aileler Daha Fazla Bekletilmesin, İl Emri Verilsin”
01.09.2026 09:43
6
A+
A-

Devlet Memurları Eğitim Sendikası Genel Başkanı Metin Öksüz, özellikle 2023 Eylül ayında göreve başlayan öğretmenlerin aile birliği mazereti nedeniyle yaşadığı sorunların artık çözüme kavuşturulması gerektiğini belirterek Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulundu. Öksüz, gerekli çalışma süresini tamamlayan öğretmenler için ek mazeret tayini takviminin açıklanmasını, mazereti kabul edildiği hâlde atanamayan öğretmenlere ise il emri hakkı verilmesini istedi.

“Mesele yalnızca bir atama veya yer değiştirme işlemi değil”

Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme taleplerinin yalnızca rutin bir personel işlemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Devlet Memurları Eğitim Sendikası Genel Başkanı Metin Öksüz, yaşanan sorunun merkezinde öğretmenlerin aileleriyle birlikte sürdürebilecekleri bir yaşam hakkının bulunduğunu ifade etti.

Öksüz, yaptıkları açıklamanın yalnızca görev yeri değişikliği veya atama talebini gündeme getirmek amacı taşımadığını belirterek, eşlerinden, çocuklarından ve ailelerinden ayrı yaşamak zorunda kalan öğretmenlerin sesini duyurmak için kamuoyuna çağrıda bulunduklarını söyledi.

Öğretmenlerin Türkiye’nin farklı bölgelerinde görevlerini büyük bir fedakârlıkla sürdürdüğünü vurgulayan Öksüz, buna rağmen eğitim çalışanlarının ailelerinden uzun süre ayrı yaşamak zorunda bırakılmasının ciddi bir mağduriyet oluşturduğunu dile getirdi.

Aile birliği, sağlık ve engellilik mazeretleri için çağrı

Sendikanın gündeme taşıdığı temel başlıklar arasında aile birliği mazeretinin yanı sıra sağlık ve engellilik durumuna bağlı yer değiştirme talepleri de bulunuyor.

Metin Öksüz’e göre bu başvurular sıradan bir atama prosedürü şeklinde ele alınmamalı. Çünkü söz konusu taleplerin doğrudan aile bütünlüğü, çocukların ebeveynleriyle birlikte yaşayabilmesi, sağlık hizmetlerine erişim ve engelli bireylerin yaşam koşullarıyla bağlantılı olduğunu belirten Öksüz, kamu yönetiminin bu süreçlerde insan odaklı hareket etmesi gerektiğini savundu.

Öksüz, “Mesele yalnızca bir görev yeri değişikliği değildir. Meselenin merkezinde insan, aile, çocuk, sağlık ve hayatın sürdürülebilirliği vardır” yaklaşımını öne çıkardı.

2023 Eylül ayında göreve başlayan öğretmenler için ek tayin talebi

Açıklamanın en önemli başlıklarından birini ise 2023 Eylül ayında göreve başlayan öğretmenlerin yaşadığı aile birliği mağduriyeti oluşturdu.

Sendika, 2023 yılında farklı tarihlerde göreve başlayan öğretmenler arasında yalnızca birkaç günlük göreve başlama farkının, bugün aile birliği mazereti kapsamında yer değiştirme hakkından yararlanma konusunda önemli bir engel hâline gelmesinin hakkaniyet açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Gerekli çalışma süresini tamamlayan 2023 Eylül öğretmenleri için ayrıca bir mazeret tayini takvimi oluşturulması gerektiğini belirten Öksüz, başvuruların gecikmeden alınmasını ve atama işlemlerinin yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan tamamlanmasını istedi.

Sendikaya göre bu düzenleme, uzun süredir eşlerinden ve çocuklarından ayrı görev yapmak zorunda kalan öğretmenlerin ailelerine yeniden kavuşabilmeleri açısından kritik önem taşıyor.

“Mazeret kabul ediliyorsa çözüm de üretilmeli”

Ağustos ayında gerçekleştirilen mazerete bağlı yer değiştirme sürecine de dikkat çeken Öksüz, mazereti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edildiği hâlde açık norm bulunmaması veya tercihlerine yerleşememeleri nedeniyle ailelerine kavuşamayan öğretmenlerin bulunduğunu belirtti.

Öksüz, burada önemli bir çelişki bulunduğunu ifade ederek, öğretmenin aile birliği, sağlık veya başka bir mazeretinin resmî olarak kabul edilmesinin tek başına mağduriyetin giderildiği anlamına gelmeyeceğini vurguladı.

Bir öğretmenin mazereti kabul edildiği hâlde eşine, çocuğuna veya ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine ulaşamaması durumunda, mazeretin uygulamada karşılığını bulmadığını belirten Öksüz, açıklamasında şu anlayışı öne çıkardı:

“Mazeret kabul ediliyorsa çözüm de üretilmelidir.”

Sendikanın Bakanlıktan talepleri

Devlet Memurları Eğitim Sendikası, Millî Eğitim Bakanlığından taleplerini bir dizi başlık altında sıraladı.

Sendikanın talepleri arasında;

  • 2023 Eylül ayında göreve başlayan ve gerekli şartları taşıyan öğretmenler için ek mazeret tayini takviminin derhâl açıklanması,
  • Başvuru ve atama süreçlerinin eğitim-öğretim yılı başlamadan tamamlanması,
  • Mazereti kabul edildiği hâlde tercihleri sonucunda atanamayan öğretmenlere il emri hakkı verilmesi,
  • Mazeretinin bulunduğu ilde tercih hakkı oluşmayan öğretmenlerin İl Millî Eğitim Müdürlükleri kadroları kapsamında il emrine atanması,
  • Aile birliği, sağlık ve engellilik mazeretlerinin yalnızca belge üzerinde kabul edilmekle bırakılmayıp fiilen giderilmesi

yer alıyor.

Sendika, özellikle il emri uygulamasının öğretmenlere tanınan bir ayrıcalık olarak görülmemesi gerektiğini savunuyor.

“İl emri ayrıcalık değil, çözüm mekanizmasıdır”

Metin Öksüz, il emrinin mazereti devlet tarafından kabul edilmiş eğitim çalışanlarının mağduriyetlerini gidermeye yönelik adil ve uygulanabilir bir çözüm olduğunu belirtti.

Öksüz’e göre öğretmenin mazereti kabul edildiği hâlde kontenjan veya norm yetersizliği nedeniyle ailesinden ayrı kalmaya devam etmesi, uygulamanın temel amacıyla çelişiyor.

Bu nedenle sendika, tercih sürecinde herhangi bir okula yerleşemeyen veya mazeretinin bulunduğu ilde yeterli tercih imkânı oluşmayan öğretmenlerin il genelinde değerlendirilmesini ve uygun kadrolara yönlendirilmesini talep ediyor.

“Eşler birbirinden ayrı kalmamalı, çocuklar anne ve babalarından uzak büyümemeli”

Açıklamada aile bütünlüğünün korunması konusu özellikle vurgulandı.

Öksüz, öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken eşlerinden ve çocuklarından uzun süre ayrı kalmasının yalnızca bireysel bir sorun olmadığını, aile hayatı üzerinde de doğrudan sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Sendikanın yaklaşımına göre aile birliği mazeretinin temel amacı, kamu görevlilerinin görevlerini sürdürürken aile bütünlüklerinin mümkün olduğunca korunmasını sağlamak.

Bu kapsamda Öksüz, eşlerin birbirinden ayrı bırakılmaması ve çocukların anne ya da babalarından uzak büyümek zorunda kalmaması gerektiğini ifade etti.

Sağlık ve engellilik mazeretlerinde de benzer bir yaklaşım gerektiğini belirten Öksüz, bu mazeretlerin yalnızca evrak üzerinde kabul edilen gerekçeler olarak kalmaması gerektiğinin altını çizdi.

Yaşanan belirsizlik eğitim sistemini de etkiliyor

Sendikanın dikkat çektiği bir diğer konu ise mazeret tayinlerindeki belirsizliğin yalnızca öğretmenleri ve ailelerini değil, doğrudan okulların planlamasını da etkilemesi.

Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğretmenlerin görev yerlerinin kesinleşmemesinin okul yönetimleri açısından da çeşitli sorunlar oluşturabileceğini belirten sendika, öğretmen ihtiyacının belirlenmesi, ders dağılımlarının yapılması, sınıfların planlanması ve eğitim organizasyonlarının sağlıklı biçimde yürütülmesi için personel durumunun önceden netleşmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu nedenle sendikaya göre mazeret tayinlerinin hızlı ve öngörülebilir şekilde sonuçlandırılması yalnızca öğretmenlerin aile huzuru açısından değil, eğitim hizmetlerinin planlı, düzenli ve kesintisiz yürütülmesi bakımından da önem taşıyor.

“Güçlü aile, güçlü toplumun temelidir”

Devlet Memurları Eğitim Sendikası Genel Başkanı Metin Öksüz, aile bütünlüğünün korunmasının sosyal devlet anlayışının önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, kamu personel politikalarının insan hayatını doğrudan etkileyen sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Öksüz, öğretmenlerin ailelerinden ayrı kalmasına yol açan sorunların daha fazla ertelenmemesi gerektiğini savunarak, sendika olarak taleplerinin herhangi bir ayrıcalık talebi olmadığını vurguladı.

Sendikanın açıklamasında öne çıkan yaklaşım ise üç temel ifade üzerinden şekillendi:

Sorun değil, çözüm.

Ayrıcalık değil, hakkaniyet.

Ailelerin bölünmesi değil, ailelerin birleşmesi.

Bakanlığa dört başlıkta çağrı

Devlet Memurları Eğitim Sendikası, Millî Eğitim Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanı’na çağrısını özellikle 2023 Eylül öğretmenlerinin ek mazeret tayini ve il emri uygulaması üzerinden yineledi.

Sendika, gerekli şartları taşıyan 2023 Eylül öğretmenlerinin ek mazeret tayini sürecinin başlatılmasını, mazereti kabul edildiği hâlde atanamayan öğretmenlere il emri verilmesini ve aile birliği başta olmak üzere sağlık ve engellilik mazeretlerinin gerçek anlamda çözüme kavuşturulmasını istiyor.

Öksüz, öğretmenlerin ve ailelerinin daha fazla belirsizlik içerisinde bırakılmaması gerektiğini belirterek Millî Eğitim Bakanlığı’nın sürece müdahil olması çağrısında bulundu.

“Öğretmenlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz”

Devlet Memurları Eğitim Sendikası Genel Başkanı Metin Öksüz, sendika olarak eğitim çalışanlarının aile birliği, sağlık hakkı ve insanca çalışma koşullarını ilgilendiren konularda öğretmenlerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.

Öksüz, açıklamasının sonunda Millî Eğitim Bakanlığı’na yönelik taleplerini bir kez daha sıralayarak, 2023 Eylül ayında göreve başlayan öğretmenler için ek mazeret tayini yapılması ve mazereti kabul edildiği hâlde atanamayan öğretmenlere il emri hakkı verilmesi çağrısını yineledi.

Sendikanın açıklaması, öğretmenlerin aile bütünlüğünün korunması ve mazerete bağlı yer değiştirme süreçlerinin daha kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesi yönündeki taleplerin yeniden gündeme taşınması açısından dikkat çekti.

Devlet Memurları Eğitim Sendikası Genel Başkanı Metin Öksüz’ün açıklamasında öne çıkan mesaj ise net oldu: Öğretmenlerin aileleriyle yeniden bir araya gelebilmesi için mazeret tayini sürecinde yeni bir çözüm mekanizmasının hayata geçirilmesi ve mağduriyetlerin daha fazla uzatılmaması.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.