6 Nisan 2026, 23:10:54
Dolar 44,5830
Euro 51,5183
Altın 6.677,79
BİST 13.112,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 19°C
Parçalı Bulutlu
Bursa
19°C
Parçalı Bulutlu
Sal 21°C
Çar 13°C
Per 12°C
Cum 9°C

TBMM’ye Mazıdağı Fosfat Tesisleri İçin Kritik Soru Önergesi

TBMM’ye Mazıdağı Fosfat Tesisleri İçin Kritik Soru Önergesi
06.04.2026 15:30
5
A+
A-

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Mardin’in Mazıdağı ilçesinde faaliyet gösteren ve Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş. bünyesindeki Fosfat Tesisleri’nin büyük ölçekli bir kimyasal üretim üssüne dönüştürülmesine ilişkin ciddi çevresel kaygıları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Bekin, söz konusu projeye dair soru önergesini T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yazılı olarak yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na sundu.

Nilüfer Belediyesi sınırları içinde bulunan benzer tartışmalı projelerde olduğu gibi, Mazıdağı’ndaki dönüşüm planının da kamuoyunda yoğun endişe yarattığına dikkat çekilen önergede, projenin çevresel etkileri ve bölge halkı üzerindeki olası sonuçları mercek altına alındı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunulan ÇED başvuru dosyasına göre, mevcut tesis alanına yaklaşık 450 milyon TL değerinde üç yeni üretim ünitesi eklenmesi planlanıyor. “Özel Endüstri Bölgesi” statüsüne sahip olan proje kapsamında Kobalt Tuzları, Çinko Sülfat ve Oksijen üretim tesislerinin kurulması öngörülüyor. Bu statü sayesinde vergi muafiyetleri ve ruhsatlandırma kolaylıkları gibi önemli ayrıcalıklar sağlanırken, projenin çevresel maliyetlerinin yeterince tartışılmadığı eleştirileri gündeme geliyor.

Önergede özellikle su kaynakları üzerindeki baskıya dikkat çekildi. Yeni kurulacak ünitelerde saatte yüzlerce metreküp su kullanılacağına işaret edilerek, yalnızca kobalt üretim tesisinde saatte 106 metreküp, oksijen üretim tesisinde ise 250 metreküp su tüketileceği belirtildi. Toplamda saatte 356 tona ulaşan su ihtiyacının büyük ölçüde yeraltı kaynaklarından karşılanmasının planlandığı iddiaları, kuraklık riski altındaki bölge için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Ayrıca binlerce ton tehlikeli asidin kullanılacağı üretim süreçlerinin, hem yeraltı hem de yerüstü su kaynakları açısından geri dönüşü zor çevresel tahribatlara yol açabileceği vurgulandı. Uzmanların uyarılarına da yer verilen metinde, bölgenin ekolojik dengesinin bozulabileceği ve tarımsal faaliyetlerin olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.

Milletvekili Bekin, önergesinde Bakanlığa şu kritik soruları yöneltti:

  • Tesisin yeni üniteleri için planlanan su tüketimi detaylı şekilde hesaplandı mı? Günlük, aylık ve yıllık veriler nelerdir?
  • Bölgenin sınırlı su kaynakları, kuraklık riski ve nüfus artışı bu planlamada dikkate alındı mı?
  • Su kullanımının tarım ve içme suyu üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir bilimsel çalışma yapıldı mı, yapıldıysa kamuoyuyla paylaşıldı mı?
  • Olası bir kirlenme durumunda halk sağlığını korumaya yönelik hangi somut önlemler alınmıştır?
  • Kastamonu Küre ve Elazığ’daki madenlerden çıkan pirit atıklarının Mazıdağı’na taşınacağı iddiaları doğru mudur?
  • Projeye ilişkin ÇED raporu hazırlanmış mıdır ve sonuçları şeffaf şekilde kamuoyuna açıklanmış mıdır?
  • Üretim sonrası ortaya çıkacak tehlikeli atıkların bertarafı ve çevreden izolasyonu için hangi güvenlik mekanizmaları devreye alınacaktır? Bağımsız çevresel denetim planlanmakta mıdır?

Bekin, söz konusu yatırımın yalnızca ekonomik boyutuyla değil, çevresel ve toplumsal etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bölge halkının sağlığı, tarımsal üretim ve su kaynakları geri dönülmez risklerle karşı karşıya bırakılmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Soru önergesinde, projenin “sıfır atık” ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunun da açıklığa kavuşturulması istenirken, Bakanlığın sürece ilişkin şeffaf ve bilimsel temelli bir yaklaşım sergilemesi çağrısında bulunuldu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.