15 Eylül 2026, 17:26:01
Dolar 48,6398
Euro 56,1604
Altın 6.691,63
BİST 13.970,92
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 26°C
Az Bulutlu
Bursa
26°C
Az Bulutlu
Sal 26°C
Çar 21°C
Per 26°C
Cum 27°C

Üyelerimizden Neden Korkuyorsunuz!

Üyelerimizden Neden Korkuyorsunuz!
15.09.2026 16:33
4
A+
A-

MATLI’DAN BTSO YÖNETİMİNE 34 SORULUK BİLGİ EDİNME BAŞVURUSU: “60 BİN ÜYENİN SORULARINDAN KORKMAYIN”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, oda yönetimi, iştirakler, TEKNOSAB ve Lojistik Park’a ilişkin kamuoyunda ve üyeler arasında gündeme gelen 34 başlığı, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında resmî başvuruya dönüştürdüklerini açıkladı. Matlı, “Şeffaf yönetimin temeli, soruyu soranı hedef almak değil, soruya bilgi ve belgeyle cevap vermektir” dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaklaşan seçim süreci öncesinde tartışmaların merkezine bu kez şeffaflık, hesap verebilirlik, oda kaynaklarının kullanımı, iştiraklerin mali yapısı, TEKNOSAB’daki tahsis ve yatırımlar ile Lojistik Park projesinin hukuki ve finansal yapısı ilişkin sorular taşındı.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı kesimlerinden kendilerine ulaştığını belirttiği soruların bir bölümünü sistematik hale getirerek, 15 Eylül 2026 tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na resmî başvuruyla ilettiklerini bildirdi.

Matlı, başvurunun amacının kişisel bir polemik oluşturmak olmadığını, doğrudan BTSO’nun kurumsal işleyişi ve üyelerin bilgi alma hakkıyla ilgili olduğunu savundu.

60 bin üyenin cevap beklediği sorulardan kaçmak yerine, bilgi ve belgeleri ortaya koymak gerekir” diyen Matlı, kendilerine verilecek cevapları da herhangi bir yorum eklemeden kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.

“SORUYU SORANI HEDEF ALMAK CEVAP DEĞİLDİR”

Seçim sürecinde taraflar arasında zaman zaman sertleşen açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı da dile getiren Matlı, kişisel tartışmaların ve nezaket sınırlarını aşan paylaşımların doğru olmadığını ifade etti.

Bununla birlikte, kendilerinin yönelttiği soruların önemli bölümünün kişisel değerlendirme değil, kurum kayıtlarında bulunması gereken bilgi ve belgelere yönelik talepler olduğunu belirten Matlı, tartışmanın bu noktadan uzaklaştırılmaya çalışıldığını öne sürdü.

Matlı şöyle konuştu:

“60 bin üyenin cevap beklediği sorulardan kaçmak için gündemin başka alanlara çekilmeye çalışıldığını görüyoruz. Manipülasyonlara, komplo teorilerine ve mesnetsiz iddialara başvuruluyor. Bazı çıkarımlar ise gerçekten gülümsetiyor. Soruları soran üyeler ‘bel altı yöntemler’ kullanmakla suçlanıyor, ardından da bir mağduriyet hikâyesi oluşturulmaya çalışılıyor.

Oysa mesele çok açık. Bir sorunun cevabı varsa belgesini açıklarsınız. Belgesi yoksa ‘böyle bir belge yok’ dersiniz. Bir işlem yapılmadıysa ‘yapılmadı’ dersiniz. Soruyu soran kişiye saldırmak cevap değildir.

Şeffaf yönetimin temeli, sorunun sahibini tartışmak değil, soruya hesap verebilir biçimde cevap vermektir. Bunda ne sorun var, anlamıyorum.”

“BİZ 150 BASIN MENSUBUNUN ÖNÜNE ÇIKTIK”

Özer Matlı, 28 Ağustos’ta düzenledikleri basın toplantısını da hatırlatarak, kendi yönetim anlayışları bakımından kamuoyu önünde hesap verebilirliğin nasıl olması gerektiğini gösterdiklerini savundu.

Matlı, Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı Vizyon 2040’ı kamuoyuna anlattıkları toplantıya yaklaşık 150 basın mensubunun katıldığını belirterek, yalnızca hazırladıkları planı anlatmakla kalmadıklarını, kendilerine yöneltilen soruların tamamını cevaplamaya çalıştıklarını söyledi.

“Bize daha önce eleştiri yöneltmiş veya hakkımızda olumsuz yazılar yazmış arkadaşlarımızı da davet ettik” diyen Matlı, farklı görüşlerin kamuoyu önünde ifade edilmesinin demokratik bir yönetim anlayışının gereği olduğunu belirtti.

Matlı, aynı toplantıda BTSO üyelerinin sahada kendilerine yönelttiği soruların bir bölümünü de mevcut yönetime açık biçimde sorduklarını ifade ederek şöyle devam etti:

“Biz, 28 Ağustos’ta 150 basın mensubunun önüne çıktık. Anlattıklarımızın dışında bize ne sorulduysa içtenlikle ve açıklıkla cevap verdik. Bizi daha önce eleştiren arkadaşlarımızı da davet ettik. Çünkü kamuoyunun bilgi alma hakkına saygı gösteriyoruz.

Aynı toplantıda 60 bin üyemizin sahada bize sürekli ilettiği soruların bir bölümünü mevcut yönetime de sorduk. Üstelik bunu aleni olarak yaptık.

Biz geldiğimizde ilk işimizin bağımsız denetim olacağını söyledik. Çünkü yönetime talip olanın bugün nasıl davrandığı, yarın nasıl yöneteceğinin göstergesidir. Biz soruların karşısına çıkarak nasıl yöneteceğimizi gösterdik. Onlar ise cevap vermeyerek nasıl yönettiklerini gösterdiler.”

34 SORU RESMÎ KAYITLARA GİRDİ

Matlı, kamuoyunda tartışılan başlıkların artık siyasi açıklama veya basın toplantısı düzeyinde kalmadığını, resmî bilgi edinme başvurusuna dönüştürüldüğünü açıkladı.

15 Eylül 2026 tarihli başvurunun 21540 evrak numarasıyla BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na iletildiğini belirten Matlı, başvurunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında hazırlandığını ifade etti.

Başvuru metninde ise ekli listenin dört ana bölümden oluştuğu ve toplam 34 başlıkta bilgi ve belge talep edildiği belirtiliyor.

Bu dört ana başlık şöyle sıralanıyor:

  • Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

  • BTSO iştirakleri

  • BTSO yönetimindeki TEKNOSAB

  • BTSO yöneticilerinin kurduğu şahsi şirket olduğu belirtilen Lojistik Park

Başvuruda, soruların yeni bir araştırma veya analiz yapılmasını değil, BTSO’nun mevcut kayıtlarında bulunan veya görevi gereği bulunması gereken bilgi ve belgelere erişimi amaçladığı özellikle vurgulanıyor.

Matlı, “Kişisel polemiğe girmek istemiyoruz. Burada önemli olan kişiler değil, yönetim anlayışlarımız arasındaki farktır” dedi.

“CEVAPLARI TEK KELİME YORUM EKLEMEDEN YAYIMLAYACAĞIZ”

Başvurunun önemli bir bölümünü, sorulara verilecek cevapların kamuoyu tarafından doğrudan görülebilmesi oluşturuyor.

Matlı, BTSO tarafından kendilerine iletilecek cevapları kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Biz sağa sola sapmayız. Anonim paylaşımların veya birilerine bir şeyler yazdırmanın arkasına saklanmayız. Sorularımızı açıkça sorar, cevabını resmî kanallardan ararız.

Bu nedenle en çok sorulan 34 soruyu 4982 sayılı Kanun kapsamında kendi imzamla BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’na ilettim. Dilekçeyi de basın yoluyla kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Bize verilecek cevapları da kamuoyuyla paylaşacağız. Cevaplar bize ulaştığında tek kelime yorum eklemeden, olduğu gibi yayımlayacağız.

BTSO’YA YÖNELTİLEN SORULARIN İLK BÖLÜMÜ: İHALELER, PROJELER VE PERSONEL YAPISI

Başvurunun BTSO’ya ilişkin ilk bölümünde, oda tarafından gerçekleştirilen altyapı, inşaat, fuarcılık, organizasyon, danışmanlık ve diğer satın almalarda rekabetçi teklif süreçleri, bağımsız değerlendirme, yüklenici seçimi ve sözleşme sonuçlarının neden ilan edilmediği soruluyor.

Ayrıca hangi tedariklerde doğrudan temin yönteminin kullanıldığına ilişkin kayıtların talep edildiği görülüyor.

Başvuruda ayrıca, Bakanlıklar, Kalkınma Ajansları ve Avrupa Birliği kaynaklarıyla gerçekleştirildiği açıklanan projelerde proje bazında dış kaynak ve BTSO özkaynak katkısının ne kadar olduğu soruluyor.

Tahkim Merkezi, Model Fabrika ve Bilim Merkezi gibi projeler için kullanılan “Türkiye’de ilk” ifadelerinin hangi kategoriye dayandığı ve bu ifadelerin bağımsız bir kaynağa dayanıp dayanmadığı da bilgi talebi kapsamında yer alıyor.

Bir diğer başlık ise BTSO personel ve yönetici atamaları.

Matlı’nın başvurusunda;

  • Personel ve yönetici atamalarında aranan nitelikler,

  • Aday havuzunun nasıl oluşturulduğu,

  • Karar süreçleri,

  • Ücret politikası,

  • Performans kriterleri

gibi konulardaki mevcut kayıtların paylaşılması isteniyor.

Bunun yanında akrabalık, ortaklık veya ticari bağ bulunan işlemlerde çıkar çatışması beyanı, karardan çekilme ve ilgili tutanakların bulunup bulunmadığı da soruluyor.

“60 MAKRO PROJE” İÇİN DE KAYITLAR İSTENDİ

Başvurunun dikkat çeken maddelerinden biri de BTSO yönetiminin 2013 yılından bu yana gerçekleştirdiğini beyan ettiği 60 makro projeye ilişkin.

Matlı, bu projelerin isimlerinin, kapsamlarının ve sonuçlarının kurumsal kayıtlarla ortaya konulmasını talep ediyor.

Daha önce açıklanmış ancak tamamlanmamış projelerin bu sayıya dahil edilip edilmediği de sorular arasında.

Ayrıca “makro proje” olarak nitelendirilen çalışmaların başka ticaret ve sanayi odaları, belediyeler veya kamu kurumları tarafından daha önce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine ilişkin kayıtların da açıklanması isteniyor.

BTSO İŞTİRAKLERİNDE MALİ TABLO VE YATIRIMLAR GÜNDEMDE

Başvurunun ikinci ana bölümü BTSO iştiraklerine ayrılıyor.

Bu bölümde özellikle Bursa Business School, GUHEM ve KFA Fuarcılık gibi yapılar üzerinden yatırım maliyetleri, işletme giderleri, finansman kaynakları ve üyelere sağlanan faydanın nasıl ölçüldüğü soruluyor.

Bursa Business School

Matlı’nın başvurusunda, uluslararası eğitim merkezi olarak planlandığı belirtilen Bursa Business School projesine ilişkin etkinlik hedefleri ve gerçekleşme oranları soruluyor.

2026 yılında kaç eğitim faaliyetinin gerçekleştirildiği, Uludağ’daki tesisin rezervasyon siteleri üzerinden konaklama kabul edip etmediği ve dışarıdan düğün, toplantı ve benzeri organizasyonların düzenlenip düzenlenmediği de sorular arasında.

Ayrıca tesisin;

  • Başlangıç bütçesi,

  • Bugüne kadarki toplam yatırım maliyeti,

  • İşletme giderleri,

  • Finansman kaynağı,

  • BTSO özkaynak katkısı,

  • Kâr-zarar durumu,

  • Üyelere sağladığı ölçülebilir fayda

gibi mali ve operasyonel bilgilerinin paylaşılması talep ediliyor.

Başvuruda ayrıca tesiste gerçekleştirilen oda satışlarının Bursa’daki BTSO üyesi oteller üzerindeki etkisinin değerlendirilip değerlendirilmediği soruluyor.

BTSO ve iştiraklerinin son beş yıllık mali tablosu

Matlı’nın bilgi talebinde BTSO ve iştiraklerinin son beş yıllık;

  • Gelir-gider tabloları,

  • Borçları,

  • Kâr-zarar durumları,

  • Sermaye hareketleri,

  • Kurumlar arası kaynak aktarımları

konusunda bilgi ve belgelerin paylaşılması isteniyor.

GUHEM, KFA Fuarcılık ve diğer iştirak veya proje yatırımlarının başlangıç bütçeleri, toplam maliyetleri, finansman kaynakları, BTSO özkaynak payları ve ölçülen üye faydaları da talep edilen bilgiler arasında bulunuyor.

GUHEM VE KFA FUARCILIK’IN SATIN ALMALARI DA SORULDU

Başvuruda GUHEM’in altyapı, inşaat, organizasyon, danışmanlık ve diğer satın almalarında uygulanan yöntemler de gündeme getiriliyor.

Benzer şekilde KFA Fuarcılık’ın fuarcılık, seyahat, organizasyon, danışmanlık ve diğer satın almalarında rekabetçi teklif, bağımsız değerlendirme, yüklenici seçimi ve sözleşme sonuçlarının açıklanması talep ediliyor.

KFA Fuarcılık bakımından ayrıca doğrudan temin kullanılan tedariklerin hangileri olduğu soruluyor.

İştiraklerde akrabalık, ortaklık veya ticari bağ bulunan işlemlerde çıkar çatışması beyanı ve karardan çekilme kayıtlarının bulunup bulunmadığı da başvuruda yer alıyor.

TEKNOSAB’DA PARSEL TAHSİSLERİ VE ÜRETİME GEÇİŞ TAKVİMİ SORULDU

Bilgi edinme başvurusunun en geniş bölümünü ise BTSO yönetimindeki TEKNOSAB’a ilişkin 17 soru oluşturuyor.

Bu bölümde özellikle parsel doluluk oranları, fiilî üretim, yatırım gerçekleşmeleri, tahsis kararları, genişleme alanları, yüksek teknoloji kriterleri, mevzuata uygunluk ve katılımcılardan alınan bedeller gibi çok sayıda başlık gündeme getiriliyor.

Matlı’nın başvurusunda, MEYDİP kaydında TEKNOSAB’ın sanayi parseli doluluk oranının yüzde 96,34, üretim doluluk oranının ise yüzde 9,89 olarak göründüğü belirtiliyor.

Aynı kayıtta 164 sanayi parseli, 6 boş parsel ve üretimde 15 fabrikanın bulunduğu ifade edilerek, üretime geçmemiş tahsisli parsellerin her birinde bugün hangi yapı veya yatırımın bulunduğu ve üretime geçiş takvimlerinin ne olduğu soruluyor.

“25 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMIN NE KADARI GERÇEKLEŞTİ?”

TEKNOSAB için daha önce duyurulduğu belirtilen 25 milyar dolarlık toplam yatırım hedefinin ne kadarının fiilen gerçekleştiği de başvurunun temel sorularından biri.

Matlı, bu rakamın;

  • Gerçekleşen yatırım,

  • Makine yatırımı,

  • İstihdam,

  • İhracat,

  • Üretim

verileriyle ortaya konulmasını istiyor.

Bir başka başlıkta ise tahsis edilen her parselin teknoloji seviyesi, yatırım tutarı, istihdam taahhüdü, üretime geçiş takvimi ve kuruluş protokolünde belirtilen sektörlere uygunluğunun hangi nesnel kriterlerle değerlendirildiği soruluyor.

“KİMLERE, NE KADAR ARSA TAHSİS EDİLDİ?”

TEKNOSAB’daki tahsis süreçlerine ilişkin en dikkat çekici sorulardan biri de parsellerin kimlere ve hangi koşullarla tahsis edildiği.

Başvuruda yatırımcı, parsel büyüklüğü, tahsis bedeli, ödeme koşulu, yatırım konusu, ruhsat durumu ve gerçekleşme oranının düzenli ve karşılaştırılabilir biçimde açıklanıp açıklanmayacağı soruluyor.

Ayrıca kamuoyunda en çok sorulduğu belirtilen bir başka başlık olarak:

“Kimlere, ne kadar arsa tahsis edildi ve devam eden ne kadar ön tahsis bulunmaktadır?”

sorusuna cevap isteniyor.

SÜRESİNDE RUHSAT ALMAYAN TAHSİSLER İÇİN NE YAPILDI?

TEKNOSAB’ın 14 Ağustos 2015 tarihli kuruluşundan bu yana, süresinde ruhsat veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı almayan tahsisler bakımından OSB Uygulama Yönetmeliği’nin 60’ıncı maddesinin kaç kez işletildiği de soruluyor.

Başvuruda;

  • Kaç tahsisin iptal edildiği,

  • Kaç yatırımcıya ek süre verildiği,

  • Ek sürelerin hangi yazılı gerekçelerle verildiği

konusunda kayıtların paylaşılması talep ediliyor.

Matlı ayrıca üretimde olmadığı hesaplanan yaklaşık 750 hektarlık tahsisli ancak üretime geçmemiş alan bulunduğu yönündeki değerlendirmenin kurum kayıtlarıyla doğrulanıp doğrulanmadığını soruyor.

Bu alanların üretime geçmemesi durumunda mevzuatta yer alan iptal ve yeniden tahsis hükümlerinin neden işletilmediği de bilgi talebinin bir başka konusu.

“YÜKSEK TEKNOLOJİ” KRİTERİ NASIL UYGULANIYOR?

TEKNOSAB’da üretimde bulunan firmaların kaçının “yüksek teknoloji” tanımına girdiği ve firmaların sektör ile teknoloji düzeyi bakımından dağılımının ne olduğu da soruluyor.

Bu soruyla, TEKNOSAB’ın kuruluşunda öne çıkarılan yüksek teknoloji ve katma değerli üretim hedeflerinin mevcut durumdaki karşılığının kurumsal veriler üzerinden ortaya konulması amaçlanıyor.

GENİŞLEME ALANIYLA İLGİLİ 5 BİN 520 DÖNÜMLÜK ALAN SORUSU

Başvurunun bir başka kapsamlı bölümü TEKNOSAB’ın genişleme planlarıyla ilgili.

Matlı, 5 bin 520 dönüm olarak ilan edildiği belirtilen genişleme alanında farklı statüdeki bölgelerin düşülmesinden sonra net alanın 840 dönüm kaldığı yönündeki hesabın doğru olup olmadığını soruyor.

Doğru değilse, brüt ve net alanları gösteren resmî tablonun paylaşılması talep ediliyor.

Aynı bölümde, genişleme alanlarındaki mülkiyet ve el değiştirmelerin ilan tarihinden önce ve sonra nasıl gerçekleştiği; sanayi sicili bulunan şirketlerle kurum yöneticileri veya karar vericiler arasında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığı konusunda da bilgi isteniyor.

TANITIM GÖRSELLERİNDE YER ALAN ALANLARIN HUKUKİ STATÜSÜ

Başvuruda, TEKNOSAB’ın genişleme planlarına ilişkin tanıtım materyallerinde yer aldığı belirtilen bazı kullanım alanlarının, Bakanlığa sunulan resmî plan ve izin belgelerinde bulunup bulunmadığı da soruluyor.

Bu kapsamda;

  • KOBİ OSB,

  • Gıda OSB,

  • Organize Ticaret Bölgeleri,

  • Akıllı Üretim Tesisleri,

  • Data Center,

  • Lojistik ve depolama alanları,

  • Teknopark,

  • Organize Konut Bölgesi

gibi başlıkların hangi resmî plan, proje veya izin belgesine dayandığı soruluyor.

Bursa Deri İhtisas OSB’nin bazı resmî belgelerde ayrı bir organize sanayi bölgesi olarak gösterildiği, tanıtım görsellerinde ise aynı bölgenin gölet olarak işaretlendiği yönündeki farklılığın da açıklanması isteniyor.

TOKİ KONUTLARI VE MERA ALANI DA BAŞVURUYA GİRDİ

TEKNOSAB genişleme projesinde gösterildiği belirtilen TOKİ konutlarının hak sahiplerinin mülkiyet ve kullanım haklarının nasıl korunacağı da başvuruda sorulan başlıklardan.

Hak sahiplerinin onayları ve bu alanlarla ilgili alınmış kararların kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı da talep ediliyor.

Ayrıca 552 dönümlük mera parselinde duyurulduğu belirtilen “Organize Konut Bölgesi” için ilgili mevzuatta hukuki dayanak bulunup bulunmadığı, mera vasfının değiştirilmesine ilişkin işlemlerin ve planlama izinlerinin alınıp alınmadığı soruluyor.

TEKNOSAB KATILIMCILARININ MALİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Başvurunun dikkat çeken diğer maddeleri arasında TEKNOSAB katılımcı taahhütnamesindeki hükümler bulunuyor.

Taahhütnamenin 7’nci maddesinde altyapı ve işletme giderlerinin yanı sıra GUHEM ve Uludağ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi olarak anılan projelerin finansmanına katılım yükümlülüğü getirildiği yönündeki değerlendirme üzerinden, bunun hukuki dayanağı soruluyor.

Katılımcılardan bu kapsamda toplam ne kadar tahsil edildiği ve söz konusu kaynakların hangi projelere ne miktarda aktarıldığına ilişkin kayıtların paylaşılması isteniyor.

Taahhütnamenin 13’üncü maddesi kapsamında ise katılımcıların parsellerindeki trafo, GES, RES ve şebeke hatlarına ilişkin intifa haklarının süresiz ve bedelsiz devrine yönelik düzenlemelerin nasıl uygulandığı soruluyor.

Bu hakların üçüncü kişilere hangi kararla, hangi bedelle ve yatırımcıya hangi karşılıkla devredildiğinin de açıklanması talep ediliyor.

İNŞAAT, ALTYAPI VE TAHSİSLERDE ÇIKAR ÇATIŞMASI SORUSU

TEKNOSAB bünyesindeki inşaat, altyapı, üstyapı, yapım, mal ve hizmet alımı ile tahsis işlemlerinden birden fazlasının aynı gerçek kişiye, aynı yükleniciye veya bağlantılı şirketlere verilip verilmediği de başvuruda soruluyor.

Böyle durumlar bulunuyorsa, karar vericiler ile işi alanlar arasındaki akrabalık, ortaklık veya ticari bağlara ilişkin çıkar çatışması beyanlarının yapılıp yapılmadığı ve ilgili kurul veya ihale komisyonu tutanaklarının bulunup bulunmadığının açıklanması isteniyor.

LOJİSTİK PARK’IN HUKUKİ VE MALİ YAPISI DA SORULDU

Bilgi edinme başvurusunun dördüncü bölümünü ise Lojistik Park oluşturuyor.

Matlı, kamuoyuna BTSO’ya ait bir proje olarak tanıtıldığını belirttiği Lojistik Park’ın BTSO açısından resmî, hukuki ve idari statüsünün açıklanmasını istiyor.

Başvuruda yatırımcı şirket ile fon arasındaki ilişkinin yanı sıra;

  • Arazi tahsisinin hukuki niteliği,

  • Arazi tahsis bedeli,

  • Şirketin kuruluş ve ortaklık yapısı,

  • Payların girişim sermayesi fonuna devir bedeli,

  • Değerleme raporları,

  • Toplanan kaynağın kullanım planı

konularında bilgi talep ediliyor.

“NEDEN ÖZEL BİR ŞİRKET VE FON MODELİ TERCİH EDİLDİ?”

Matlı ayrıca, Türkiye’deki oda ve borsaların gerçekleştirdiği bazı lojistik merkezi projelerinde kamu kurumları ve ticaret-sanayi odalarının ortaklık modellerinin kullanıldığını belirterek, Lojistik Park’ta neden özel şirket ve fon modelinin tercih edildiğinin açıklanmasını istiyor.

Başvuruda Samsun Lojistik Merkezi örneğine atıf yapılarak, Avrupa Birliği hibeleri ve kamu kurumlarının ortaklık modeli üzerinden gerçekleştirilen projelerle Lojistik Park’ın modelinin karşılaştırılması talep ediliyor.

FONUN GETİRİSİNE İLİŞKİN DEĞERLEME TALEBİ

Başvurunun son maddesinde ise BTSO Yönetim Kurulu Başkanı tarafından kamuoyuna açıklandığı belirtilen fon getirileri gündeme getiriliyor.

Matlı, söz konusu fonun bir yıl içerisinde TL bazında yüzde 125’in üzerinde, dolar bazında ise yüzde 86 getiri sağladığının açıklandığını belirterek, bu getirinin nasıl hesaplandığına ilişkin değerleme yöntemlerinin açıklanmasını istiyor.

Fonun herhangi bir menkul veya gayrimenkul varlığının bulunup bulunmadığı ve BTSO kaynaklarından söz konusu fon veya şirkete herhangi bir kaynak aktarılıp aktarılmadığı da talep edilen bilgiler arasında.

“İSTERSENİZ DOĞRUDAN 60 BİN ÜYEMİZE CEVAP VERİN”

Matlı, BTSO yönetimine yalnızca yazılı başvuruya cevap verilmesi çağrısında bulunmadı; mevcut yönetimin kamuoyu önünde toplantı düzenleyerek soruları doğrudan cevaplamasını da istedi.

“Dilekçemize cevap vermeyecekseniz, soruların asıl sahibi üyelerimize doğrudan cevap verin” diyen Matlı, şöyle konuştu:

“Siz de bizim gibi bir toplantı düzenleyin. Soruları tek tek cevaplayın. Basın mensuplarını davet edin ve bu soruların sorulmasına müsaade edin.

34 soruyu ekrana koyun. Belgeyi, kararı, bütçeyi, tahsisi, sözleşmeyi ve sorulan sorunun cevabını üyelerin önüne çıkarın.

60 bin üyenin sorusundan korkmayın.

“PAYLAŞTIĞINIZ VİDEO GELDİĞİNİZ NOKTANIN ÜZÜCÜ BİR İSPATI”

Matlı, açıklamasının bir bölümünde BTSO’nun sosyal medya hesaplarından yıllar önce kendisinin Uludağ Yaşamboyu Eğitim Merkezi projesini takdir ettiği bir videonun yeniden paylaşılmasına da değindi.

Söz konusu videonun, kendisine göre bugün tartışılan sorulara cevap vermek yerine gündemi farklı bir noktaya taşıma amacı taşıdığını savunan Matlı, projenin ilk ortaya konulduğu dönemde uluslararası eğitim merkezi, üst düzey yöneticilerin eğitim alacağı ve Bursa’ya döviz kazandıracağı bir vizyonla anlatıldığını söyledi.

Matlı, o dönemde projeyi takdir ettiğini belirterek, bugün ise tesisin geldiği noktaya ilişkin eleştirileri bulunduğunu ifade etti.

“Gerçekleştirseydiniz takdir etmeye devam ederdim” diyen Matlı, projenin ekonomik performansına ilişkin değerlendirmelerin bağımsız denetim ve mali tablolar üzerinden ortaya konulması gerektiğini savundu.

Matlı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Gelin bir de bugün geldiğimiz noktaya bakalım. Yıllık yaklaşık 180 milyon zarar eden, bu zararın finansmanının BTSO üyelerinin aidatlarıyla sağlandığını düşündüğümüz, rezervasyon sitelerinden konuk kabul eden bir otelden bahsediyoruz.

Anlattığınızla yaptığınız arasında, her zaman olduğu gibi, dağlar kadar fark var. Hayaller Davos, gerçekler israf.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.