“Bu Mesele Sadece Bir Tesis Değil, Bursa’nın Geleceği Meselesidir”
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yeniden gündeme gelen ve Nilüfer ilçesi Kayapa-Kuruçeşme bölgesinde planlanan katı atık entegre bertaraf tesisi, kent gündemindeki yerini korurken, Gelecek Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Can Kavcın, hem meclis oturumlarında yaşanan tartışmalara hem de proje sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Kavcın, konunun yalnızca teknik bir imar veya çevre planlaması başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, Bursa’nın doğal varlıklarını, su kaynaklarını, tarım alanlarını, kent planlamasını ve demokratik karar alma süreçlerini ilgilendiren çok boyutlu bir meseleyle karşı karşıya olunduğunu ifade etti.
“Kayapa’nın Hikâyesi Yeni Başlamadı”
Can Kavcın, bölgenin geçmişte farklı planlamalarla gündeme geldiğini hatırlatarak, yıllar önce küçük ve orta ölçekli sanayinin belirli bir bölgede toplanması amacıyla çeşitli değerlendirmeler yapıldığını, ancak sonraki süreçte alanın doğal özellikleri nedeniyle farklı planlama kararlarının öne çıktığını söyledi.
“Bölgenin su havzaları, orman dokusu ve doğal yapısı uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. Bursa’nın geleceğini ilgilendiren bu kadar önemli bir alan hakkında alınacak her kararın bilimsel veriler, kamu yararı ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.”
Büyükşehir Meclisi’ndeki Tartışmalar
Kavcın, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin son oturumlarında yaşanan gerginliklerin kamuoyunda üzüntü oluşturduğunu belirtti.
İlk oturumda bazı mahalle muhtarlarının söz alamamasının eleştirilere neden olduğunu, sonraki oturumda ise meclis kürsüsünde yaşanan tartışmaların ardından ana muhalefet üyelerinin salonu terk ettiğini hatırlatan Kavcın, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Belediye meclisleri demokratik müzakerenin en önemli platformlarıdır. Farklı görüşler elbette olacaktır; ancak vatandaşın temsilcilerinin, muhtarların ve tüm meclis üyelerinin düşüncelerini ifade edebildiği bir ortam korunmalıdır. Bursa’nın geleceğini ilgilendiren kararlar, gerginliklerin değil ortak aklın ürünü olmalıdır.”
“Tartışmanın Merkezi Bir Sanayi Projesi Değil”
Kavcın, kamuoyunda zaman zaman farklı değerlendirmelerin yapıldığını belirterek, tartışma konusu olan projenin organize sanayi bölgesi değil, katı atık entegre bertaraf tesisi olduğunu ifade etti.
2007-2012 yılları arasında Bursa’nın batı bölgesindeki evsel atıkların yönetimine yönelik benzer bir tesis planlandığını hatırlatan Kavcın, o dönemde bölge halkı, muhtarlar ve çevre örgütlerinin çeşitli itirazlarda bulunduğunu, projenin uzun yıllar kamuoyunda tartışıldığını söyledi.
Mahkeme Süreci ve Plan Değişikliği Tartışması
Bursa 4. İdare Mahkemesi’nin daha önce planı iptal ettiğini hatırlatan Kavcın, iptal kararının gerekçeleri arasında proje alanındaki dere yatağı ve korunması gereken alanların planlarda yeterince gösterilmemesi ile ulaşım planlamasına ilişkin eksikliklerin bulunduğunu dile getirdi.
Kavcın, Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminin bu eksikliklerin giderildiğini savunduğunu; buna karşılık muhalefet partilerinin ise yapılan değişikliklerin mahkeme kararının özünü karşılamadığı yönünde değerlendirmelerde bulunduğunu belirtti.
“Ortada iki farklı hukuki yorum bulunmaktadır. Böyle önemli bir konuda toplumun tüm kesimlerini ikna edecek açıklıkta teknik raporların paylaşılması büyük önem taşımaktadır.”
Çevresel Riskler Konusunda Soru İşaretleri
Kavcın, proje alanına ilişkin kamuoyunda dile getirilen çevresel kaygılara da değinerek, özellikle Küçükağaçlı Deresi üzerinden olası çevresel etkilerin bilimsel olarak ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bursa’nın su kaynakları ve doğal yaşamı geleceğimizdir. Çevresel risklerin tamamen ortadan kaldırıldığı bilimsel olarak ortaya konulmalı, kamuoyu tüm süreç hakkında eksiksiz bilgilendirilmelidir.”
Kurum Görüşleri ve ÇED Süreci
Kavcın, kamuoyunda kurum görüşlerinin güncelliği ve çevresel etki değerlendirme sürecine ilişkin tartışmaların bulunduğunu belirterek, ilgili tüm izin, görüş ve raporların güncel hukuki durumunun şeffaf biçimde açıklanmasının önem taşıdığını ifade etti.
“Böylesine önemli yatırımlarda hukuki süreçlerin eksiksiz yürütülmesi yalnızca idarenin değil toplumun tamamının yararınadır.”
Deprem Gerçeği
Bursa’nın aktif fay hatlarının bulunduğu bir bölgede yer aldığını hatırlatan Kavcın, deprem riskinin tüm planlamalarda öncelikli unsur olması gerektiğini belirtti.
“Kent planlamasında deprem gerçeği hiçbir zaman ikinci planda bırakılamaz. Bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu tüm veriler dikkate alınmalı, risk analizleri güncel bilgiler ışığında yeniden değerlendirilmelidir.”
Ulaşım Altyapısı da Tartışılıyor
Kavcın, tesisin hayata geçirilmesi durumunda oluşabilecek ağır vasıta trafiğinin de ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bölgedeki mevcut yol altyapısının, günlük yoğun ağır tonajlı araç trafiğini nasıl karşılayacağı konusunda kamuoyunun ayrıntılı bilgilendirilmesi gerektiğini söyleyen Kavcın, ulaşım etki analizlerinin şeffaf şekilde paylaşılmasının önemine dikkat çekti.
“Bursa’nın Geleceği Ortak Akılla Planlanmalıdır”
Açıklamasının sonunda Can Kavcın, Bursa’nın geleceğine ilişkin kararların yalnızca siyasi çoğunlukla değil, bilim insanlarının, meslek odalarının, üniversitelerin, çevre uzmanlarının, yerel yönetimlerin, mahalle temsilcilerinin ve vatandaşların katılımıyla şekillenmesi gerektiğini ifade etti.
“Bu mesele herhangi bir siyasi partinin meselesi değildir. Bu mesele Bursa’nın havasını soluyan, suyunu kullanan ve çocuklarına yaşanabilir bir kent bırakmak isteyen herkesin ortak meselesidir. Kent yönetiminde şeffaflık, katılımcılık, hukukun üstünlüğü ve bilimsel planlama esas alınmalıdır. Bursa’nın geleceğini belirleyecek böylesine önemli kararlar, toplumun tüm kesimlerinin görüşleri dikkate alınarak alınmalıdır.”
Kayapa-Kuruçeşme bölgesine ilişkin plan değişikliği ve katı atık tesisi süreciyle ilgili hukuki ve idari süreç devam ederken, konu Bursa’da hem siyasi hem de toplumsal tartışmaların önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.
