Bursa’da Kırsalın Sessiz Çığlığı: Dağakça’dan Yükselen Talepler Gündemde
Bursa Uluyol’da bulunan bir dernek merkezinde gerçekleşen ziyaret, kırsal kalkınma ve köylerin geleceği üzerine dikkat çekici mesajlara sahne oldu. DAĞAKÇA-DER Başkanı Erhan Çetin, İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’yu ziyaret ederek hem yerel hem de ülke gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ziyaret, yüzeyde bir nezaket buluşması gibi görünse de, derinlemesine ele alındığında Türkiye’nin uzun süredir çözüm bekleyen kırsal sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle göç, üretim, yaşlanan nüfus ve kamu yatırımlarındaki dengesizlikler, görüşmenin ana eksenini oluşturdu.
“Göç Vermeyen Köyler Göz Ardı Ediliyor”
DAĞAKÇA-DER Başkanı Erhan Çetin, konuşmasında kırsal alanlardaki yapısal dönüşüme dikkat çekti. Türkiye genelinde birçok köyün artık üretim merkezleri olmaktan çıkıp emeklilerin dinlenme alanlarına dönüştüğünü vurgulayan Çetin, buna karşın hâlâ üretim potansiyelini koruyan köylerin yeterince desteklenmediğini ifade etti.
Özellikle Dağakça gibi göç vermeyen köylerin “istisnai” bir konumda olduğunu belirten Çetin, bu yerleşimlerin kalkınma politikalarında öncelikli olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Çetin, bu yaklaşımın yalnızca yerel refahı artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda ülke ekonomisine de katkı sağlayacağını dile getirdi.
Çetin, sözlerini Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözüyle pekiştirerek, bu ilkenin günümüz politikalarında yeterince karşılık bulmadığını ima etti.
Kırsal Kalkınma Politikalarına Eleştiri
Görüşmede öne çıkan bir diğer başlık ise kamu politikalarının kırsal alanlara yaklaşımı oldu. Çetin’e göre, mevcut kalkınma stratejileri çoğu zaman büyükşehir merkezli ilerliyor ve küçük yerleşimlerin özgün ihtiyaçları göz ardı ediliyor. Altyapı eksiklikleri, tarımsal desteklerin yetersizliği ve genç nüfusun köyde tutulamaması gibi sorunlar, bu yaklaşımın doğrudan sonuçları arasında gösteriliyor.
Uzmanlara göre de kırsal kalkınmada “tek tip model” yerine, yerel dinamiklere uygun, esnek ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi gerekiyor. Aksi halde üretim kapasitesi olan köylerin dahi zamanla çözülme riskiyle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.
“Sorunları Biliyoruz, Çözüm İçin Mücadele Ediyoruz”
İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru ise işçi, köylü ve emekli kesimlerin ortak sorunlar etrafında birleştiğine dikkat çekti. Doru, bu kesimlerin ekonomik ve sosyal zorluklarının birbirinden bağımsız olmadığını, aksine aynı sistemin farklı yansımaları olduğunu belirtti.
Doru, “Sorunları biliyoruz, çözüm yollarını da biliyoruz” diyerek, taleplerin ilgili kurumlara iletilmesi konusunda aktif bir mücadele yürüttüklerini ifade etti. Açıklamasında, kamuoyunda yeterince görünür olmayan sorunları daha yüksek sesle dile getirme kararlılıklarını vurgulayan Doru, “Görmeyen gözlere, duymak istemeyen kulaklara duyurana kadar mücadele edeceğiz” sözleriyle sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Kırsalın Geleceği İçin Ortak Akıl Çağrısı
Ziyaretin sonunda, karşılıklı iyi niyet mesajları verilirken, İsmail Doru misafirlerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Ancak görüşmeden geriye kalan en önemli mesaj, kırsalın geleceğinin yalnızca yerel aktörlerin değil, merkezi yönetim, sivil toplum ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuydu.
Uzmanlar, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için kırsal alanların yeniden üretim merkezleri haline getirilmesi gerektiğini vurgularken, bu tür temasların sorunların görünür kılınması açısından önemli bir rol oynadığına dikkat çekiyor.
Bursa’da gerçekleşen bu ziyaret, küçük bir toplantının ötesinde, kırsal Türkiye’nin kronikleşen sorunlarına dair güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor.
